AK Parti’nin sabık ağır topları da “Hayır” mı diyecekler?

by editor | Pazartesi, Mar 13, 2017 | 280 views

Ertuğrul Yalçınbayır
Ak Parti kurulduğundan bu yana yıllar geçti ve yaklaşık 15 yıldır da iktidarı elinden bırakmadı. Bu arada köprülerin altından çok sular geçti ve eski tam anlamıyla “eski çamlar bardak oldu” … Partiyi kuran yönetiminde nerdeyse şu andaki malum şahıs kadar söz sahibi olan birçok eski ünlü siyasi silkelenip atıldı adeta partiden. Bunların arasında eski cumhurbaşkanları, meclis başkanları, bakanlar filan kimler yok ki…? İşin ilginç tarafı bu kişiler artık siyasette “GIK”” bile diyemiyorlar özellikle eski amirlerinin hoşuna gitmeyecek bir durum söz konusuysa eğer. Yani tam anlamıyla bir sindirilme durumu söz konusu gibi görünüyor.


Ama, işte bu kuruculardan bir tanesi, hatta en başta gelenlerinden biri ERTUĞRUL YALÇINBAYIR eline sazı alıp konuşuyor ve diyor ki; “Abdullah Gül ve Bülent Arınç başkanlık anayasasını desteklemiyorlar/desteklemezler. Bu kişiler parti zarar görmesin diye konuşmuyor olabilirler. Ama bu, onları beraat ettirmez. Suskunlar. Kendilerine veya yakınlarına zarar gelir diye susuyorlar”ve devamla şöyle diyor “AKP’nin kuruluş felsefesi ile ilgisi kalmadı”.

YALÇINBAYIR daha da ileri giderek şunları da ifade ediyor: “Ben Tayyip Bey’i yakinen tanırım ve onun da sorumlu olarak hesap vermeyi düşüneceğini bilirim. Ama bu, hesap vermeyi fiilen imkânsız hale getiren bir düzenleme. 301 imzayla soruşturma önergesi, 360 imzayla bu önergenin kabulü, 400 imzayla yüce divana sevk ve yüce divana sevk ettiğiniz kişiler anayasa mahkemesinde sizin seçtiğiniz kişiler önünde hesap verme… Bu hesap verme şekli dünyanın hiçbir yerinde yok. Tayyip Bey’in de normal şartlarda kabul edeceği bir şey değil ama bunların sonuçlarını da bilemez. Güvendiği elemanlar kendilerine hukuken doğru bilgi vermiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçmen olması durumunda bu değişikliklere hayır derdi”.

Yalçınbayır şunları da ekliyor: “Bakın, insanların oy verme hakkı evrensel bir haktır ve bu hak o ülkeler tarafından tanınmış. Tanınmış olmasaydı biz orada sandık da açamazdık. Ama propaganda yasağını biz kendimiz koyduk. Bunu iç politika malzemesi yapmak ve AB düşmanlığı ile birleştirmek bana doğru gelmiyor. Şimdi oradaki temsilciliklerde yapılan iş, Türkiye’deki kamu kurumlarında yapılan propaganda maiyetinde. Bu kabul edilmez. Yani orada siz konsoloslukta grupları toplayıp hükümet de olsanız bir propaganda yapamazsınız. Biz de aynı şeyi yapıyoruz”. KAYNAK: MEDYA (BİRGÜN)

Like it? Share it!