İktidar “düzeni” çatırdıyor mu?

by admin | Salı, Mar 24, 2015 | 1215 views

AKPARTI-ARINC
Son birkaç gündür siyaset sahnemiz yine depreme tutulmuş gibi çatırdıyor – her ne kadar bazıları bunu görmezden gelmeye çalışsa da.. Zaten bundan başkası da beklenemezdi ve de beklenemez..

Tamamen (değilse bile çok büyük oranda) menfaat ve nemalanma üzerine kurulmuş bir “düzen”.. Başta bu düzenin bütün hayatiyeti 2 dudaklarının arasında olan bir kişi.. Böyle sürüp giden ve ülkeyi bitme, tükenme noktasına getiren bir gerçek hikaye – keşke yalnızca bir kabus olsaydı..

Öyle bir hikaye ki, insanların bu düzenin içinden bir halife (tövbe tövbe) çıkarmaya çalışır noktaya geldiklerini bile izliyoruz..

Öyle bir düzen ki insanlar herhangi bir yolsuzluk meselesi olduğunda toz kondurmamak için “sen de orada mıydın, beraber mi çaldınız” gibi saçma ve seviyesiz ve de ahlak dışı savunma mekanizmalarıyla düzeni koruma yoluna gidiyorlar..

Öyle bir düzen ki insanı insan olmaktan çıkarıp “biz senin eşeğiniz.. Deh de gidelim, çüş de duralım” seviyesine indirmiş..


Tabii, Türkiye’nin ekonomik olarak resmen ve alenen TIKANMA noktasına geldiğini (esasında o kırmızı çizgiyi çoktan aştığını) ve siyasi ve toplum barışı açısından da – ALLAH KORUSUN – yıllardır Lübnan’da görmekte olduğumuzu huzursuzlukları “acaba biz de yaşar mıyız?” diye endişe etme safhasının içinden geçmekte olduğumuzu çoğu aklı başında (ve biatçı olmayan) insanlarımız görüyor.

Lütfen bu noktada çıkıp da “Ama yol yapıldı hastane yapıldı” geyik muhabbetine girmesin kimse.. Dinimizi yaşıyoruz filan argümanı da kurtarmıyor durumu.. Bir paralel, başkanlık ve de açılım muhabbeti tutturulmuş gidiyor.. (Yoksa ülke parçalanmaya mı gidiyor?)..

Yukarıda paylaştıklarımızı hep birlikte yaşayıp görüyoruz esasında birazcık tarafsız ve vicdanlı pencereden bakmayı becerdiğimizde.. İşte bu şartlar altında olması kaçınılmaz olan yavaş yavaş gerçekleşiyor – bugün değilse yarın mutlaka gerçekleşecek – ve menfaat grubu içerisinde çözülmeler, birbirine sataşmalar ve hatta patrona baş kaldırmalar gündeme bomba gibi düşüyor..

Bunlar daha yumuşak ve hasıraltı edilebilir kısım olsa gerek.. Ama ya ileride? İşte bekleyip görelim bakalım; Menfaat ilişkileri, yani gerçek bir ideal ve adanmışlığa dayanmayan bir mekanizma bu menfaatler elden gitmeye başladığında veya böyle riskler ortaya çıktığında ne kadar hayatiyetini koruyabilecek? Bir de bu düzeni – bazılarının hayal ve umut ettikleri gibi – uzaktan komutla devam ettirmek nasıl ve ne kadar mümkün olabilecek.. Keşke daha önce bu filmi görüp de sonunda hüsran yaşayan nice iktidar sahiplerinin hazin hikayelerinden ders çıkarabilmiş olsaydı insanlar…

Buna “suyun akışını tersine çevirmeye çalışmak” derler.. Zor dostum zor..

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code