“At avrat pusat” ve gelişen Türk erkeği :)

AT-AVRAT-PUSAT
“AT AVRAT PUSAT” .. Binlerce yıl öncesinden gelen ve Türk erkeği için “HERŞEYİ” ifade eden SLOGAN .. Yani nerdeyse hayatın ve varoluşun manası .. Binlerce yıl önce Atalarımız için uğruna her şeyin feda edilebileceği 3 şey ..

Bugüne geldiğimizde ise bu 3 şeyin tercümesi “ARABA, KADIN ve SİLAH”.. Bugün yani binlerce yıl sonra Türk erkeği için yine neredeyse HAYATIN ANLAMI .. Uğruna her şeyin yapılabileceği 3 kelime ..

Haa ..”Okullardan mezun oluyoruz, paralar kazanıyoruz hatta daha birçok da ilave şeyler de yapıyoruz, hayatın başka gayeleri var bizim için vs vs” diyorsa birileri, inanın ki dürtü deyin güdü deyin ne derseniz deyin bu 3 temel kelime değişmemiş bulunmakta .. Yani binlerce yıl sonra ..

Etrafınıza baktığınızda bu “düşük bilinç seviyesine ait” dürtülerin esiri olmadan, kendini gerçekten sorgulayan ve yalnızca bu 3 temel (tabii daha başka bazı temel dürtüler de olabilir) dürtü uğruna değil de, gerçekten de “GELİŞİM” gösterebilmek için çabalayan kaç tane “ADAM” var çevrenizde? Lütfen bir bakın.. Durum umutsuz değilse “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ..” diye haykırabiliriz hep beraber 🙂


YAZARIN DİP NOTU: Bu yazı neden mi yazıldı? Belki de kendinden bile memnun olmayan, insanlarımızın (tabii ki ilk başta ülkemizden bahsediliyor) ne kadar alçak bilinç seviyesinde seyahat ettiklerini görerek huzursuzluk duyan “gelişime muhtaç” bir ruhun paylaşımları olarak yazıldı..

Ne mi yapalım? Ne olur.. Ama Ne olur VİCDANLARIMIZ olduğunu hatırlayalım.. Şefkate muhtaç insanoğlu için..

En önemlisi DOĞA için.. Her gün elimizden biraz daha kayıp giden doğa için lütfen parmağımızı oynatalım.. Onu koruyalım lütfen.. Vicdansız ve bilinçsiz yaratıkları gerektiğinde uyararak hem de..  ve hatta gereğinde ilgili mercilere bildirerek.. (hatırlayınız ki koskoca Profesör Orhan KURAL bu iş için kafasına şişe yemiş e yaralanmıştı – tabi sizin de aynı akıbete uğramanız gerekmez)

Doğanın veya bilimin bir nimetinden faydalanıyorsak ne olur “onu gerçekten de hak edip etmediğimizi” bile kendimize soralım hatta (ve bundan binlerce kere daha önemlisi çocuklarımıza öğretmemiz gereken en birinci şeyin bu olduğunun hiç aklımızdan çıkarmayalım)

Sokakta bir lokma ekmeğe gerçekten muhtaç düşkünler varken, daha hayata ve kendisine hiçbir katkısı olmamış 18 yaşında veledin veya bazı erkekleri “doyurmaktan” başka dünyaya pek de fazla bir faydası olmayan bir kadının (bugünlerin çok popüler ikoncanları dahil) altına 100-200 milyarlık arabaları, evleri çekmeye kalktığımızda vicdanımızın sesini dinleyelim.. Bir meyveyi koparıp midemize indirdiğimizde doğadan bir şey eksilttiğimizin, ondan bir şey aldığımızın yani ona borçlandığımızın farkında olalım ..

ve de yine en önemlisi BU VİCDAN VE BİLİNCE SAHİP ÇOCUKLAR YETİŞTİRELİM

ANLATABİLDİK Mİ? …  ÖYLEYSE NE MUTLU BİZE 🙂

Ne olur sizler de en yakınınızdan başlayarak “çevrenizi inandırın”..
İşte bu yazı “yalnız ve yalnızca bunun için” yazıldı …

Ne demişler “Anlayana Sivrisinek Saz .. Anlamayana Davul Zurna Az”
Sizce de “Davul zurna” gereksinimimiz çok fazla değil mi devrimizde ..

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code