Bir devlet adamı ve heba edilen fırsat

by admin | Cumartesi, Nis 19, 2014 | 937 views

DEVLET ADAMIİnsanlar hayatları boyunca didinir dururlar belirli bir noktaya erişmek için..

Kimi ciddi ter döker.. Taş taş üstüne koyarak duvarlarını örerler..

Bu süre zarfında bazılarına öyle bir noktada öyle bir şans kapısı açılır ki, işte o bütün daha önceki edinimlere tek başına bedel olan fırsatlar sunar..

Bazısı bunu sezer, farkına varır.. Değerlendirir ve gerçekten de o ana kadar yaptığı her şeye tek başına bile bedel olan kazanımlar edinir.. Unutulmaz olur.. “Gerçekten de BÜYÜK adamdı” diye anılır..

Bazısı ise, maalesef bazen bu fırsatı sezemez, sezse bile o gerekli değerlendirmeyi yapamaz veya o atılımı yapacak cesareti kendinde bulamaz.. Belki de o güne kadarki kazanımları ile zaten “hak ettiği” tacı tam da başına takacakken, direkten döner.. Parlamaz ve maalesef sönük bir yıldız olarak kayar gider..


Evet, sevgili dostlar, acaba yukarıda tarif edilen kişilik size kimi hatırlatıyor dersiniz?

O kadar uluslararası deneyim, itibar, Türkiye’de elde edilen siyaset deneyimi ve popülaritesi ve bu ülkenin en tepe makamındaki hizmetinden sonra, ülkenin oldukça büyük bir kesiminin umut ettiği üzere kariyeri ve pozisyonunun gereği ağırlığını ortaya koyarak, birçok anti-demokratik uygulamanın önüne geçebilecek ve gerçekten de unutulmaz bir iz bırakabilecekken Türk siyasetinde, sırf iktidarla çatışma içinde resmi vermemek için, baştan beri sürdürdüğü pasif tutumunu devam ettirerek milyonları hayal kırıklığına uğratan ve de dolayısıyla görev süresi sonunda siyaset sahnesinde muhtemelen düşüşe geçen bir kariyere razı olmak zorunda kalacak bir portre..

Tarafsız bir gözle bakılıp düşünüldüğünde oldukça hazin bir tablo değil mi?

Atasözümüz ne der? “Korkunun ecele faydası yokmuş..”

Biz ise ancak “geçti Bor’un pazarı..” demekle yetineceğiz burada.. Gerçekten de malum zatın hem kendisine hem de ülkeye yazık olduğunun altını bir kere daha kalınca çizerek…

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code