Dışişleri Bakanı TILLERSON dış politikada Başkan TRUMP’ ın sivriliklerini dengeleyebilecek mi?

Donald Trump koltuğa oturur oturmaz seçim kampanyasında söylediklerini hayata geçirmeye başladı adeta – ki bunlar dünyada aklıselim sahibi olan yöneticiler ve hatta milyarlarca dünyalı üzerinde ciddi şekilde tedirginlik yarattı. Örnek mi istersiniz; Meksika duvarı meselesi ve de son olarak mültecilere oldukça da zalim bir şekilde kapıları kapaması – onun ifadesiyle geçici bile olsa. Hatta Avustralya başbakanıyla konuşurken oldukça kaba bir şekilde konuşmayı kesmesi filan bile anlatılıyor. Nerde mi? İsteyen Washington Post açıp okusun internette. Pekiyi ne olacak bu durum ve bizi neler bekliyor?

Bizde hani “delidir ne yapsa yeridir” diye bir tekerleme vardır ya, işte TRUMP öyle başladı sanki biraz. Tabii bu arada kampanyada söylediklerini de unutmuş olamaz, zira o unutsa muhalefet hemen hatırlatacaktır “Ne söz verdin ne yapıyorsun, seçmeni neden kandırdın?” diye. Onun için biraz rüzgarlı başladı bizce. Ama inanıyoruz ki ABD gibi dünya devini – hani hapşırsa … meselesi – öyle “delidir ne yapsa yeridir” şeklinde idare etmeyecektir, veya “ettirmezler” adama diyelim.. ABD başkanı bile olsan.


Tabii global ölçekte baktığımızda zaten karşısında eski gücüne kavuşmuş olan – ki biz de düşürmek talihsizliğinde bulunduğumuz uçak deneyiminden çok iyi biliyoruz – Rusya ve onun “hiç şüphesiz” müthiş başarılı ve de karizmatik lideri PUTIN var. Hani “yemezler hemşerim” diye bir deyiş var ya, işte o deyiş bu PUTIN için tam anlamıyla geçerli. Adam bugüne kadar hangi ihtilafa düştüyse Batı ile, hep zaferle sonuçlandırdı kendi açısından. En son örnek bizim açımızdan da (derken malum yönetim kastediliyor tabii) acı bir deneyim olan Suriye meselesi. Çatır çatır dediğini yaptırdı ve yaptırıyor… Öyle ki neredeyse ABD’nin esamesi bile okunmuyor vallahi… Ona bir şey soran bile yok nerdeyse… Dolayısıyla en azından içimiz rahat ki “bazı çılgınlıkları olsa bile ileride” bunlar bizim bölgemizde pek de sökmeyebilir çünkü Putin var buraların hakimi olan.

Zaten TRUMP dışişlerine bakması için TILLERSON isimli önemli profesyonel yöneticiyi tayin etmiş vaziyette, yani bizim ÇAVUŞOĞLU bundan sonra onla muhatap olacak örneğin. Anlaşılıyor ki bu Tillerson Rusya ile filan da oldukça iyi ilişkilere sahip (iş hayatından dolayı) ve bu ayrıca bir umut doğuruyor herkes için ABD Başkanı’nın yalnızca bildiğini okumaya kalkışmaması için… Mesela Ruslar TILLERSON hakkında şöyle diyor: Basın mensuplarının sorusu üzerine Tillerson hakkındaki görüşlerini paylaşan Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov “En büyük enerji şirketlerinden birinin başında olan Tillerson, temsilcilerimizle birçok kez iletişim kurdu. Kendisi görevini büyük bir profesyonellikle yerine getiriyor” ifadesini kullanabiliyor.

Velhasıl öyle görünüyor ki ilk başlarda – daha önce – vermiş olduğu imaja uygun olarak biraz sert esse de zaman içinde her şeyin öyle kampanyalarda bol keseden atmak kadar kolay olmadığını görecektir… “Görmek istemezse veya kaptırıp giderse ne olur” diye mi düşündünüz…? Adama gösterirler, hem ülke içinde hem de dışında. Nitekim bunun emarelerini de görmeye başladık bile, yapılan protesto ve yayınlanan bildiriler dolayısıyla.

Like it? Share it!