Dünyadan .. Gezi ... Tatil ...

Resim Galerisi İçin TIKLAYIN
|
Bangkok ...
Eski adı Siyam Krallığı olan, siyam kedilerine ve ikizlerine adını veren (ikizler 1811'de doğmuş), 1939'dan beri 'özgür ülke' anlamına gelen Tayland, 514 bin kilometrekareye yayılmış, Malezya, Burma, Laos ve Kamboçya'yla komşu bir Güneydoğu Asya ülkesi. Batısında Hint Okyanusu, doğusunda Çin Denizi ve Tayland Körfezi uzanıyor.
İklimi genellikle sıcak ve nemli fakat tahammül edilemez değil, yağmur mevsimi yani muson iklimi mayısla başlıyor ve kasımın ilk günlerine kadar devam ediyor.
Şubat, mart ve nisan en sıcak aylarken, gezmesi en zevkli aylar kasım, aralık, ocak. Nüfusun yaklaşık 64 milyon olduğu ülkenin en önemli şehirleri Bangkok, Pattaya ve Phuket. Bangkok, 1782'den beri başkent ve bugün düzenli olarak artan 10 milyonluk nüfusuyla, Güneydoğu Asya'nın en büyük şehirlerinden.Bangkok uluslararası alanda şehrin ismi olarak kullanılırken ,Taycada da genel olarak, ismin kısa formu olan Krung Thep (Melekler şehri) kullanılır. Resmi alanlarda ise, mesela otomobil plakalarında Krungthep Mahanakhon olarak tanımlanır.
|
|
| |
Görülecek Gezilecek Yerler..
" Eğer bizlerin yaşadığı yerler gerçekse, bu şehir bir masaldan fırlamış olmalı... İşte böyle düşünmüştüm Bangkok?u ilk gördüğümde. Hatta kendimi ?Harikalar Diyarı?na gitmiş Alice gibi hissetmiştim. O kadar garip ve bir o kadar da büyüleyici bir kent ki Bangkok... Burada bildiğiniz bütün kuralları, size sıkıntı veren düşünceleri, yorgunluğu ve stresi ister istemez bir tarafa bırakıveriyorsunuz. Tapınakları; sıcacık insanları; Uzakdoğu?ya özgü keşmekeşi ve enfes deniz ürünleriyle insanın gitmemekle hata edeceği bir yer..." KAYNAK : forumvadisi.com
İşte böyle tarif ediyor Bangkok'u .. Bu büyülü kente gidip hayran kalan bir gezgin .. Çünkü, rengarenk yapıları, yüzen pazarları ve samimi insanları ile kendinizi Alice?in ?Harikalar Diyarı?nda gibi hissedeceğiniz bir yer Bangkok...
Bangkok?ta taksi de aynı ölçüde yaygın olmasına karşın, kesinlikle tuktuk?a binmenizi tavsiye ederim (3 tekerlekli ulaşım aracı). Derin bir gülümsemeyle size bakan sürücünüze, nereye gideceğinizi istediğiniz dilde söyleyin; ya sizi anlamayacak ya da dinlemeyecektir... Mesela siz kutsal Buda Zümrütü?nün saklandığı Phra Gaeo Tapınağı?na gideceğinizi söylediğinizde, o direksiyonu büyük bir gururla Wat Arun?a çevirecektir. ?Wat?, Tay Budist tapınaklarıdır. Wat Arun da, Bangkok?taki gezilerin en önemli duraklarından biri... Çiçek şeklindeki milyonlarca porselen parçasıyla süslenmiş bu tapınak, görkemli yapısıyla Tayland mimarisinin en önemli örneklerinden. Ve bütün şoförlerin müşterilerini oraya götürme eğilimi var. Buraya birkaç kez götürüldükten sonra, yolları tanımaya başlarsınız... Belki de Taylandlılar sürekli olarak kızamayacağınız biçimde gülümsediklerinden eğlencelidir bu garip yolculuklar; bir türlü gitmek istediğiniz yere ulaşamasanız bile...
Burada bir parantez; eğer yanınızda şapka getirmediyseniz ilk alacağınız bu olmalı ve tercihen hasır şapka edinmelisiniz. Yoksa Bangkok güneşinin çok sert çarpabildiğini zor yoldan öğrenmiş olursunuz.
GÖSTERİLER : Tayland'da dünyanın en heyecanlı, en tehlikeli gösterilerini izleyebilirsiniz. Bunlardan biri yılan çiftliğindeki 'Cobra Show'. Çiftlikte çeşitli yılan türlerini görebilirsiniz. Yılanlar soğukkanlı hayvanlar oldukları için avlanmadıkları sürece çok fazla harekete ihtiyaç duymuyor. Birkaçı dışında çiftlikte cam kafesler içinde sergileniyorlar. Kimseye bir şey olmadığını görmek güven veriyor olsa gerek ki, yılanlar arasında gezmek çok da ürkütücü gelmedi bana. 'Cobra Show' beş farklı bölümden oluşuyor. Gösteriye adını öldürücü zehiriyle meşhur kobra yılanı veriyor ama gösteri esnasında piton dahil olmak üzere farklı yılan türleri de kullanılıyor. Sunucu, kobra sahnedeyken ortamı geren müzikler eşliğinde, kobraların ne kadar tehlikeli hayvanlar olduğu hakkında bilgiler veriyor
"Sizi soktuktan sonra yaşamak istiyorsanız yalnızca bir saatiniz var... Panzehiri bulmak için bir saat, eveeeeet, doktoru aramak için, hastaneye ulaşmak için yalnızca bir saat..." Tam bunlar anlatılırken yılan kendisini kızdıran adamınüstüne doğru 'tıss tıss' sesler çıkararak atlıyor; herkesin yüreğini ağzına getiriyor tabii. Gösteri sonunda kobranın zehiri herkesin gözü önünde çıkartılıyor ve kobra izleyiciler arasında gezdiriliyor. Dokunulmasının şans getirdiğine inanılan kobraya biraz tedirgin bir şekilde dokundum, beklediğimin aksine ılık ve yumuşak bir derisi var. Favorim, son bölümde üç yılanla sahneye çıkan göstericinin finaliydi. İlk iki yılanı eliyle ayrı ayrı yakalamış, iki elinde birer yılan varken; üçüncü yılanı takla atarak, kafasından, ağzıyla yakaladı ve bitiş selamını bu şekilde verdi.
Diğer tehlikeli gösteriyse timsah çiftliğinde. Timsahlar da yılanlar gibi hareket etmeyi çok sevmeyen hayvanlar, çitlerin arkasından onlara bakarken canlı olduklarını düşünmek neredeyse imkânsız. Gösteri üç adet timsahın bulunduğu havuz içinde gerçekleşiyor. Timsahları kuyruklarından tutup sağa sola sürüklüyorlar, ağızlarını açmak için epey uğraşıyorlar ki bu durum insanı biraz rahatlatıyor sanırım; bir an bile timsahın o zayıf kısa boylu Taylandlı genci yiyeceği fikri aklıma gelmedi. Yine de ne elimi ne de kafamı bir saniyeliğine dahi olsun gaza gelip onlar gibi timsahın ağzına sokmayı denemezdim. Yılanların ve timsahların te hlikeli gösterile ri size uygun değilse, Bangkok'a 40 km. uzaklıkta yaklaşık 1000 kişi kapasiteli kapalı bir gösteri salonu bulunan 'Gül Bahçesi' ni ziyaret edebilirsiniz. Bu salonda her gün yapılan kültür gösterileri; temsili evlilik töreni, köy hayatı, Tayland boksu ve geleneksel danslardan oluşan kısa, izlenmeye değer piyesler oluyor. Bu gösteriden sonra bahçede kütük üstünde yürüyen, yerde yatan insanların üzerinden geçen fillerin gösterisi oluyor (File binme şansınız var). Sonuç olarak yalnızca çarpıtılan masajı, go go barlardaki 16'yla 29 yaşları arasındaki kızların gösterileriyle anılması Tayland'a biraz haksızlık olur. Yalnızca kültür turizmi için gitmeniz halinde de eğlenebileceğiniz ilginç bir ülke Tayland.
ALIŞVERİŞ VE ALDATILMAYA DİKKAT : Bazı ülkelerde turist olduğunuz anlaşılmayabilir ama Tayland'da hiç şansınız yok. O yüzden daha dikkatli olmak gerekiyor. Haritası yanında olan bir turistin kandırılma riski diğerlerine göre çok daha düşük. Taksi şoförleri de haritalı turistleri sokak sokak gezdirmekten çekiniyor. Maalesef bu iyi niyetli adamın bana o ana kadar yakın diye anlattığı yer şehre epey uzak olduğu için haritada bulunamadı! Genele bakarsak, Tayland insanı gerçekten güler yüzlü ve mütevazı bir duruşa sahip. Ah keşke dolandırıcılar da bu tanıma birebir uymasa... Ucuz bir ülke olduğu için, belki giden paraya çok üzülmezsiniz (20 yıldır oynanan oyunun kurbanı olup şehrin dışındaki bir mağazadan çok değerli (!) bir mücevher alırsanız başka...) ama kısa tatilinizden epey bir zaman çalınabilir. Bu arada meydandaki tüm mağazalar açıktı tabii ki. Tayland'da dolandırıcıların en çok kullandıkları senaryo, 'Orası kapalı ama seni onun yerine şuraya götürebilirim'! Bu senaryonun diğer bir versiyonu da sorduğunuz ya da gelmesini beklediğiniz toplu taşıma aracının o gün bir sebepten ötürü kapalı olması, ama hemen bir taksi ya da tuk-tuk ayarlanabileceği durumu.
Giysi, ayakkabı ve çanta almak için en uygun pazar ise, başlı başına renk cümbüşü olan Patbong gece pazarıdır. Kumaşların çok kaliteli, işlemelerin çok güzel olduğu bu ülkede kendiniz,aileniz ya da arkadaşlarınız için bir göreni bir daha döndürüp baktıran hediyeler bulabilirsiniz. Giysilerin e n büyük özelliği, renklerinin çok uzun süre dayanmasıdır. Bir diğer -ve benim favorim olan- pazarsa, şehrin biraz dışında yer alan ?Yüzen Pazar?dır... Kanallar üzerinde yer alan ve kayıklarla gezilen bu pazarda, siz istediğiniz zaman kayıkçı tezgâhlara yanaşır (bazılarına sizin de fark edeceğiniz üzere biraz daha ısrarlı yanaşır) ve alışverişinizi yaparsınız. Kurutulmuş tarantulalardan incik boncuğa kadar her şeyvardır bu pazarda. Çok turistik bir mekân olduğu için genelde kalabalıktır; o yüzden buraya sabahın erken saatlerinde gitmek gerekir. Bu şehirde alışveriş, pazarlığı bir alışkanlık haline getirir. Bir malı almak için istenilenin dörtte biri fiyat verdiğinizde, satıcının yine de pazarlık yapıyormuşcasına oyunu sürdürmesi, itiraf etmeliyim ki gizli bir haz vermeye başlar bir süre sonra
TAY MASAJI :Vücudu ve ruhu dinlendirmek için yapılan Tay masajı, iki saat kadar süren ve eğitimli kişilerin yapması gereken bir işlem; kent bu salonlarla dolu. Yol boyunca salonların önlerindeki masajcı kızlar ve erkekler sizi içeri çağırıyor. Son heceler uzatılarak söylendiği için çok da tatlı bir ses tonuyla: Masaaaa(j duyulamayabiliyor). Bu salonların çoğunun dış cepheleri cam olduğu için içeride masaj koltuklarını ve gerçekten masaj yapıldığını görebiliyorsunuz, ama hepsi bu amaçla kurulmamış elbet. Ve üzücüdür ki çarpıtılan masaj, ülkenin daha çok seks turizmiyle anılmasına sebep oluyor. Günlük yaşam içinse kolsuz bluzla, kısa etekle gezinen kadınlara bile rastlanmıyor. Bu şekilde giyinmek hoş karşılanan bir durum değil ve ayrıca tapınaklar bu şekilde gezilemiyor (Tapınaklara girerken şapka ve ayakkabılar da çıkarılıyor, bu yüzden stratejik olarak çok kaliteli ayakkabı giymemekte fayda var).
Bangkok hayranı gezginin yazısı şöyle bitiyor;
"Bu şehri çok seveceksiniz. Karmakarışık olmasına, çevrenizdeki herkesin çocuk gibi görünüp çocuk gibi davranmasına, sürekli kaybolmaya, kalabalığa, seslere, renklere ve kokulara alıştığınızda dünyada bu kadar naif çok az yer olabileceğini de anlayacaksınız..."
Kalınacak Yerler...
Yelpaze o kadar geniş ki gecesi iki dolara denize sıfır bir bungalovda da kalabilirsiniz, harika bir beş yıldıza gecesi 500 dolar da verebilirsiniz. Genellikle ulaşılması zor olan adalarda çok daha makul bungalovlar bulmak mümkün ancak fiyat düştükçe doğayla (ve tabii haşerat ile) daha başbaşa olacağınızı unutmamanız gerekiyor. Neticede herkesin bütçesine ve beklentisine göre bir yer var ve gör-seç-yerleş sistemi tamamen oturmuş.
BANGKOK : Sırt çantalılar için istikamet kesinlikle Khao San Caddesi. Ucuz otellerle dolu ve önemli tapınaklara, kraliyet sarayına yürüme mesafesinde.
Rahatına düşkünler içinse => Oriental Dünyanın en iyileri arasında kabul edilen, Chao Phraya nehri kıyısında, 396 odalı, harika spa'sı olan, ünlü delux otel (662 959 9000) / The Peninsula Bangkok Modern ve çok lüks Chao Phraya kıyısında, bütün odalar nehir manzaralı (662 861 2888) /
Dusit Thani Şehrin merkezinde, Patpong'a yakın, nehire taksiyle 20 dakika uzaklıkta, spa'sı olan lüks otel (662 236 0450) / Sukhotai Bangkok Şehrin bankacılık merkezinin ortasında, altı dönümlük enfes bir bahçenin içinde, huzur dolu bir otel (662 287 0222
SAHİL OTELLERİ => Rayavadee Premier Resort (Krabi) Sadece tekneyle ulaşılabilen hepsi bağımsız, lüks bungalovlardan oluşan olağanüstü bir resort (66 75 620 740) / Banyan Tree (Phuket) Geleneksel Thai mimarisiyle yapılmış ve döşenmiş villalar. Spa'sı da olan çok lüks bir tatil köyü (66 76 324 374) / Le Royal Meridien Baan Taling Ngam (Koh Samui) Adanın daha sakin olan batı sahilinde, yamaçta bulunan villalardan oluşan lüks otel (66 77 423 019) / Phi Phi Natural Resort (Phi Phi Island) Cape Laemtong'da, harika deniz ve tropik orman manzaralı bungalovlar. Fiyatlar daha makul (66 75 613 010
|
|
Yemek Yerleri...
Tayland mutfağı baharat ve soslar açısından oldukça zengin. Acı baharatların yoğun kullanıldığı, tatlı-ekşi tatların birbirine karıştığı bu mutfağın bizim damak tadımıza pek uyduğu söylenemeyeceği gibi, yemeklerin kokuları da üç-beş günlük gezide alışılamayacak kadar ağır. Bir de sıcak havayla birleşince, açık konuşmak gerekirse tahammül edilebilecek gibi değil. Turistler genellikle sayıca çok olmayan deniz mahsulleri restoranlarını tercih ediyor ki bence de Bangkok'a her gelen mutlaka bir çeşit deniz mahsulünü yemeli. Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere, tatlı hariç her türlü yemeğin yanında pilav geliyor. Bu pilav yağsız, tuzsuz ve buharda pişiriliyor ama Tay mutfağında çok daha lezzetli, alternatif pilav seçenekleri de bulunmakta.
Tay yemekleri genelde çatal ve kaşıkla yeniyor. Sol elle tutulan çatal, yemekleri sağ eldeki kaşığa itmek için kullanılıyor. Etler küçük dilimler halinde doğranıp pişirildiği için zaten bıçağa ihtiyaç duyulmuyor. Ancak Tayların ve kuzeyde ve kuzeydoğuda yaşayan dağ kabilelerinin biraz daha lapa olan pilavı sağ elleriyle yuvarlayıp yemelerine sıkça rastlanıyor. Halkın yaklaşık yüzde 95'i Budist, artan bir şekilde yüzde 4'ü Müslüman, yüzde 1'den az bir kısmı Hıristiyan. Tay Müslümanları da genelde yemeklerini sadece sağ elleriyle yiyor.Önce gözünüze aşina görünen şeylerle başlayıp yelpazeyi genişletebilirsiniz. Sokakta yemek tüketimi o kadar fazla ki, yemeklerin lokantalardan daha taze olma ihtimali yüksek ancak hava da neredeyse ocağa gerek olmayacak kadar sıcak; yani biraz cesaret işi. Dolayısıyla size birkaç tavsiyede bulunmamda fayda var:
BAZI RESTORANLAR => Blue Elephant 02-673 9353 / Baan Khanitra 02-253 4638 / Spatra River House 02-411 0305
FAVORİ YEEMEKLER : Tom Yam Kung (acılı ekşili karides) ve Tom Khaa Kai (hindistancevizi suyunda tavuk) çorbaları, Pat Thai (Thai usulü noodle) ve cashew fındıklı kızarmış tavuk . Adalarda ise deniz mahsulleri özellikle pavurya, ıstakoz ve diğer her nevi kabuklu çok lezzetli, okyanus balıkları da Thai usulü bol soslu yapılınca fena olmuyor. |
Nasıl Gidilir...
Tayland'ın başkenti Bangkok'a İstanbul'dan gitmek için bir çok alternatifiniz var. Öncelikli olarak İstanbul merkezli bir çok seyahat acentasının hazırladığı paket turlara katılabilirsiniz. Bunlar içinde Duru, İrem Tur, Asya Tur gibi bir çok şirket bulunuyor. Bunlara katılmayı düşünürseniz en iyi tarafı, yaban ellerde zorlanmamanız. Tur şirketleri sizin için her şeyi düşünüyor. Bineceğiniz uçaktan, kalacağınız otele, nerede ne kadar kalacağınıza kadar bir çok sorunuzun cevabını buluyorsunuz. En iyi tarafı da fiyatları. Bireysel olarak seyahatin detaylarını çok iyi bilmiyorsanız, tura katılın deriz. Fiyatları da Uzakdoğu'da yaşanan kriz nedeniyle çok uygun. Yaklaşık sekiz günlük paket turlar için ödeyeceğiniz paraya, Türkiye'de bile zor tatil yapabilirsiniz.
Bireysel olarak gitmeye karar verdinizse en iyi yol, Türk Hava Yolları'nı kullanmak . Çünkü THY İstanbul- Bangkok arası direk uçuyor. Haftada dört gün seferi var. Bu büyük bir avantaj. Ayrıca fiyatları da uygun. Tai Airlines (Thai), Singapur Havayolları, Emirates Havayolları da bölgeye uçan diğer şirketler. Thai ülkenin havayolu şirketi. Uçak içindeki hizmetini de unutmamak gerekiyor. Thai direk uçmamasına rağmen, Uzakdoğu'da en geniş bağlantılara sahip havayollarından biri olduğu için tercih edilebilir. Türkiye içinde ayrıntılı bilgiyi, AiRep Havacılık şirketine mail atarak alabilirsiniz. Ancak Emirates ile giderseniz Dubai aktarması yapıyorsunuz. Bu da bir kaç saat daha fazla yolda vakit kaybetmenize ve yorulmanıza neden oluyor. Bir tek avantajı aktarma yapılan Dubai'de alışveriş yapma olanağı... Tur şirketleri fiyatları düşürmek için Emirates ya da Malezya Havayolları'nı kullanıyor. THY ile direk gitmek isterseniz biraz daha fazla para vermelisiniz. |