Eski AKP vekili kendisini istifa ettiren nedeni açıkladı

AKP-ESKI-MILLETVEKILI-YILDIRIMBilindiği üzere 17 Aralık 2013 tarihinde çok önemli yolsuzluk operasyonları yapılmış ve iktidarın içinde olan bazı kişilerin de buna karıştığı iddiaları oluşmuştu. Bu yolsuzluk operasyonları, önemli kopmaları da beraberinde getirdi. 6 milletvekili, operasyonların ardından AK Parti’den istifa etti. Bu isimlerden birisi de Burdur Milletvekili Hasan Hami Yıldırım’dı.

Yıldırım 17 Aralık’tan sonra partide yaşananları ve kendisini istifaya götüren süreci anlatarak daha önce kısmi olarak şahit oldukları yolsuzlukların, 17 Aralık’tan sonra organize bir şekilde gerçekleştirildiğini gördüklerini söyledi. Eski AKP vekili diğer taraftan çok daha önemli bir açıklama yaparak kendisini istifaya götüren en önemli sebebin ortaya çıkan yolsuzluklardan çok partisinin yolsuzluk yapanları kollaması olduğunu vurguladı. Yıldırım, “AK Partili vekillerin çoğu yolsuzluklara inanıyor” diye de ilave etti.

Sabık AKP vekili “yolsuzlukların parti içinde zaman zaman gündeme geldiğini ve milletvekillerinin, 3’lü 4’lü gruplar halinde oturdukları zaman birtakım huzursuzlukları dile getirdiğini” ifade ederek şunları da ekledi;

“17 Aralık’tan sonra parti içinde sadece ben eleştiri getirmedim. Diğer arkadaşlarımızın da eleştirileri oldu. Ama bu uzun sürmedi. Yoğun bir baskı vardı. Zaman zaman kısmi olarak gördüğümüz yolsuzlukların, 17 Aralık’tan sonra çok daha sistematik ve organize bir biçimde gerçekleştirildiğine şahit olduk. Bu durum benim istifamdaki önemli bir unsurdu. O gün için milletvekillerinin yarısından fazlasının inandığını tahmin ediyorum. Kesin bir şey söylenemez ama tahminim budur.”


Yıldırım “yolsuzluk operasyonları sırasında internete düşen tapelerle” ilgili olarak şunları ifade etti:

“Hukuki olarak konuya bakıldığında, bunun yüzde 100 montajdır ya da yüzde 100 gerçektir deme imkanım yok. Ama burada asıl önemli olan Tayyip Erdoğan’ın grup toplantısındaki “Benim kriptolu telefonumu dinlemişler” demesiydi. Bu açıklama, tapelerdeki konuşmanın cereyan ettiğinin açık itirafıdır. Zaman zaman o yazılarda birileri çıktıları alırken bazı kelimeler yerleştirmiş midir bilemem. Ben böyle bir şey fark etmedim. Ama özü itibariyle bu konuşmaların olduğu anlaşılıyor. ”

Diğer taraftan iktidara ülkeyi yönetme biçimiyleilgili tenkitler de yönelten Yıldırım şöyle dedi:

“Maalesef iktidarın başındaki kişiler, Türkiye Cumhuriyeti’ni, bir belediye yönetir gibi yönetme eğilimi içinde. Yürütmenin başındaki insanların, ne demokrasiyi, ne cumhuriyeti sindirmiş insanlar olmadığını görüyorum. Reza Zarrab gibi bu yaşta bir insanın önünde insanlar nasıl bu tür tuhaf açıklamalar yaparlar anlamıyorum. Nasıl bu kadar sıkı fıkı ilişkiler içine girebilir! Bu devlet yönetme anlayışlarının bir yansımasıdır. Bir ülke ile ticaretinizi bir adamın üzerinden yapmaya kalkarsanız böyle suistimaller olur.

Sayın Erdoğan’ın 2002’de yola çıktığı kaç kişi var yakın çevresinde? Karar alma mekanizmasında kimlerle istişare ediyor. Ben öyle çok geniş bir ekibin olduğunu sanmıyorum. Geniş bir ekip olsa bu hatalar yapılmazdı. Bu insanların Erdoğan’ın başlangıçta yola çıktığı insanlar olmadığını da görüyorum. Bu demektir ki böyle bir yapı var. Bu sadece ben söylesem çok anlamlı olmaz ama İdris Naim Şahin gibi Erdoğan’ın 40 yıllık yol arkadaşı söylüyor.”

Eski AKP milletvekili medya ile ilgili de şu tespitleri yaptı:

“Bağımsız medya bir güçtür. Hukuk devletinin garantilerinden de bir tanesi. Bağımsız medya olmazsa, siz bugün Havuz Medyası’nın manşetleriyle Türkiye’yi tanırsınız. Havuz medyası, iktidarın resmi gazetesi gibi. Çünkü doğrudan manşetlere karışılıyor. Yolsuzlukların üzerinin örtülmesindeki en büyük görev Havuz medyasına verildi.”

KAYNAK: MEDYA

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code