ÇOCUK KADINLARIN GÜNÜ KUTLU OLSUN

Rakamlar her zaman gerçeği yansıtmaz, çünkü sürekli değişir ama bilebildiğimiz kadarı bile ürkütmeye yetiyor. Türkiye'de 5.5 milyon çocuk gelin olduğunu söylüyor

Kategori  Kategori : KADIN / ERKEK
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 828
Tarih  Tarih : 08.03.2011

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto N

Bookmark and Share



wom


Rakamlar her zaman gerçeği yansıtmaz, çünkü sürekli değişir ama bilebildiğimiz kadarı bile ürkütmeye yetiyor. Türkiye’de 5.5 milyon ‘çocuk gelin’ olduğunu söylüyor Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. Üç yıl önce Hürriyet gazetesinin yaptırdığı bir araştırma bu sayıyı 1 milyon olarak vermişti. Aradan geçen birkaç yıl, akıl almaz hızda büyüyen çocuk gelin nüfusuna, sorunun yaygınlığına dikkat çekmenin yanında acilen harekete geçmeyi gerektiriyor.

Uçan Süpürge olarak Sabancı Vakfı’nın desteğiyle 54 ilde yürütmekte olduğumuz “Çocuk Gelinler” projesi çerçevesinde bu illerdeki saha çalışmamızı geçen haftalarda tamamladık. Sayısal verilerden çok, hikaye aradık bu çalışma sırasında. Kadınların şiddet, ayrımcılık gibi temel sorunlarının ve mağduriyet başlıklarının altında evliliğin büyük bir alanı kapsayacak genişlikte ve derinlikte bir mesele olduğunu gördük.

Dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi Türkiye’de erken ve/veya zorla evlilikler yaygın bir uygulama. Yaygınlıktan daha fazla zarar veren ve çözümü güçleştiren şey ise, küçük yaş evliliklerinin normal/kabul edilebilir olarak algılanması ve sürdürülmesi. Bu yıkıcı miras, kadınların haklara erişimini engellediği gibi, cinsiyet eşitliğine de muhalefet ediyor. Bugün artık neredeyse her iki kadından birinin evliliği, ‘çocuk evliliği’ kapsamına giriyor.

Bu 8 Mart, erken yaşta veya zorla evlendirilmiş kadınların 8 Mart’ı olsun. Onlar için ve onlara yenileri eklenmesin diye elimizi taşın altına hep birlikte koyalım. Çocuklarımızın geleceğini erken evliliklere kurban etmeyelim…

Neden yapamıyoruz?

Kadınlara yönelik şiddet yeni değil, ama artık çok daha fazla ‘görünür’. Politikacılar yasaların çıkarıldığını, sorunun uygulamada olduğunu anlatıyor... Kadın örgütleri projeler geliştiriyor… Hak temelli habercilik yapan birkaç yayın kuruluşu bu konuya dikkat çekiyor, kamuoyu yaratmaya çabalıyor. Neden şiddeti önleyemiyoruz?

Şiddetin bir türü olan küçük yaşta evliliklerde Türkiye rekordan rekora koşuyor. Kamu yöneticileri çoğunlukla bu sorunun varlığından haberdar… Birkaç kadın örgütü bu evlilikleri ortadan kaldırmak, hiç değilse azaltmak için politikalar geliştiriyor, sahada çalışıyor, dikkat çekiyor, çözüm arıyor… Medyada çocuk evlilikleri artık daha çok gündeme geliyor… Sinemacılar bu meseleyi odağa alan yapımlara artık daha çok yer veriyor. Neden erken/zorla evlilikleri önleyemiyoruz?

Toplumun ezberi “eğitim şart”. Cinsiyet temelli problemlerin çözümü için ilk basamak olarak eğitim öngörülüyor... Ama binlerce kadın halen okuma-yazma bilmiyor… Binlerce kadın resmi dili konuşamadığı için eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerden yararlanamıyor… Eşit eğitim hakkı, yalnızca öğretimle sınırlandırılmamış ve kapsayıcı eğitim olanakları yaygınlaştırılamıyor. Bu ezberi ters yüz edip daha etkin ve kalıcı çözümleri neden arayamıyoruz?

Türkiye’de yüzlerce kadın sivil toplum kuruluşu var. Pek çoğu birbirinden haberdar değil… Çalışma alanları belirli konuların dışına doğru genişleyemiyor… Aralarındaki koordinasyon ve iletişim yeterli değil… Ortak projeler geliştirmenin önünde maddi-manevi engeller var… Neden birbirimizi güçlendiremiyor, bizi tekrarlardan kurtaracak ortaklıkları hayata geçiremiyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde ortak bir ses yaratamıyoruz?

Öncelikli ihtiyacımız, o sesi yaratmak ve ona sahip çıkmak… Eşitlikten korkan yöneticilerin karşısına başka türlü çıkamayacağımızı biliyoruz. Farklılıklarımızla bir arada olabilmenin önemini biliyoruz. Eril siyasetin birbirine düşürmeye çalıştığı kadınlar olarak, kendi politikamızı sürdürmenin gücüne de inanıyoruz.

8 Mart, bu ve benzeri pek çok soruya yanıt arayacağımız bir gün olsun… Kadınlar olarak, değiştirip dönüştürmek için birbirimize ihtiyacımız var. Yapabilirliklerimizi gözden geçirmeye, ortak paydamızı yeniden tanımlamaya ihtiyacımız var.

8 Mart’ımız emeğimizle, tüm renklerimizle, seslerimizle yüzümüzü birbirimize döneceğimiz bir gün… Kutlu olsun!

KAYNAK: Uçan Süpürge



Etiket : Yazdrlabilir Sayfa Yazdrlabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz


AKARCA


wom   AKARCA












UCSAN   wom

En Çok Okunan Haberler

KADIN / ERKEK Haberleri





TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sayfa 0.21875 Saniyede Yüklendi.