|
|
||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||
BİR PAZARLAMA VE HALKLA İLİŞKİLER HİKAYESİ
Netice şu ki biz firmaya acaip şekilde kızmışken, tek bir kişi çıkıyor ve kendi öz gayretiyle firmanın "bizim gözümüzdeki" itibarını, görünüşünü tamamen pozitif yöne çevirebiliyor.. İşte böyle adamları çoğunlukta olan firmalar 10-0 önde başlarlar pazarlama ve halkla ilişkiler denilen olaylara.. Tüketiciyle firma ve ürün arasında bir gönül köprüsü inşa etmeyi ancak böyle özverili adamlarınız varsa başarabilirsiniz
Yakın bir tarihte bir motorsiklet ihtiyacımız oluştu.. Yakın mesafelere gidebilmek için.. Hani bakkala filan arabayla gidip boşuna benzin israfı yapmayalım diye.. Düşündük hangi motoru alsak diye.. Bir scooter filan alsak iyi olacak hani.. Alternatifler arasında yabancı olarak HONDA, YAMAHA ve yerli üretim (montaj) olarak da MONDEAL, KANUNİ filan gibi markalar mevcut.. Piyasadan bilgi toplamaya başladık.. Honda ve Yamaha oldukça daha pahalı 5,000 TL civarında filan.. Kanuni’ ise 2,500 TL civarında.. Kimi “aman abi Kanuni alma.. çabuk dağılır.. Honda veya Yamaha al” diyor.. Kimiyse “benim motor Kanuni.. gayet de memnunum” diyor.. Biz de Kanuni Fabrikasını arıyoruz.. Biraz teknik bilgi alıp kendimizi eğitmek için.. Yani duymak istiyoruz bunu üreten kişilerin ağzından.. Bu motor nereden gelir nereye gider, sağlam mıdır, yoksa hakikaten biraz zayıf tarafları püf noktaları var mıdır vs.. Bayiyi aramıyoruz.. Zira bayinin vereceği bilgiye pek de bel bağlamıyoruz açıkçası (maalesef).. Türkiye’de birçok ürün ve hizmette olduğu gibi, bayinin tek ve esas amacının malını bir şekilde satmak olduğuna inananlardanız zira.. Uzatmayalım.. Koskoca Kanuni fabrikasında – en az 5-6 kere aramamıza - derdimizi cansiperane bir şekilde anlatmaya çalışmamıza rağmen bizi teknik olarak (yani kalite açısından) rahatlatacak bilgi sunacak bir kişiye rastlayamıyoruz.. “Müdüre bağlayın lütfen” ricalarımız da kar etmiyor.. En sonunda ha gayret deyip (pes etmek yok serde) bir kere daha arıyor ve tesadüfen satışta MUHAMMED isimli güzel bir arkadaşa denk geliyoruz.. Lafı yine uzatmayalım, ona kısaca derdimizi anlatıp motor hakkında bazı sorular soruyor ve teknik bilgiler alıyoruz.. O da bizi sabırla cevaplıyor.. Netice ne mi? Netice şu ki biz firmaya acaip şekilde kızmışken, tek bir kişi çıkıyor ve kendi öz gayretiyle firmanın “bizim gözümüzdeki” itibarını, görünüşünü tamamen pozitif yöne çevirebiliyor.. Firmanın gayreti değil ha.. tek bir kişinin gayreti.. İşte böyle adamları çoğunlukta olan firmalar 10-0 önde başlarlar pazarlama ve halkla ilişkiler denilen olaylara.. Diğer bir deyişle tüketiciyle firma ve ürün arasında bir gönül köprüsü inşa etmeyi ancak böyle özverili adamlarınız varsa başarabilirsiniz (bir de sistem tabii).. Yoksa, ismini bile söylemeye üşenen adamlar değil.. Netice de KANUNİ firması bu eleman sayesinde bir müşteri kazanmış oldu muhtemelen.. Teşekkürler MUHAMMED kardeşim.. Bu olay inşallah yöneticilerinin (hatta firma sahiplerinin) kulağına bir küpe olur da bundan sonra tüketicinin gerçek “can alıcı” faktör olduğunu daha çok kavrarlar.. Sevgilerle kalınız Bir TÜKETİCİ VE PAZARLAMA UZMANI
|
En Çok Okunan Haberler
PAZARLAMA Haberleri
|
|||||||||||||||||
TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI |
||||||||||||||||||