Atatürk'ün sanata ne denli önem verdiğini, gelişmenin sanatla olabileceğine ilişkin sözlerini hepimiz biliyoruz. O döneminin çok çok önünde bir liderdi. Yaşamı boyunca halka sanatı sevdirmek için de çok uğraştı ve yakından ilgilendi
Atatürk'ün sanata ne denli önem verdiğini, gelişmenin sanatla olabileceğine ilişkin sözlerini hepimiz biliyoruz. O döneminin çok çok önünde bir liderdi. Yaşamı boyunca halka sanatı sevdirmek için de çok uğraştı ve yakından ilgilendi. Gittiği her ülkede, her yerde sanatlarını inceledi, Gilişmişliklerinin en önemli payının sanattan geçtiğini biliyordu ve bunun için sanata ve sanatçıya her zaman büyük destek çıktı.
Atatürk'ün kendi yazmış olduğu kitapları ve şiirleri de mevcut. İşte o şiirlerden iki tanesini sizin için seçtik
HAKİKAT NEREDE?
Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
Dinleyin sesini doğan tarihin,
Aydınlıkta karaltı, karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.
Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
Hakikat nerede ?
KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER
Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
Ey enmilei sürbu cinayata delâil
Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.
Şanlı Ordu Gazetesi : 24 Kasım 1908