TATIL YERLERI - DATCA

Ege ile Akdeniz'in buluşma noktasıdır Datça. Marmaris'ten batıya uzanan 70 Km. uzunluğundaki Datça Yarımadası'nın bir yüzü Akdeniz'e, bir yüzü Ege'ye bakar. Knidos antik kentinin bulunduğu yarımadanın uç noktasına gidenler, iç limanın Akdeniz, dış lımanın Ege suları olduğunu bilip, heyecanını duyabilirler bu keyifli coğrafyanın.

Kategori  Kategori : TATIL YERLERI
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 7838
Tarih  Tarih : 13.07.2011

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto N

Bookmark and Share



wom


Ege ile Akdeniz’in buluşma noktasıdır Datça. Marmaris’ten batıya uzanan 70 Km. uzunluğundaki Datça Yarımadası’nın bir yüzü Akdeniz’e, bir yüzü Ege’ye bakar. Knidos antik kentinin bulunduğu yarımadanın uç noktasına gidenler, iç limanın Akdeniz, dış lımanın Ege suları olduğunu bilip, heyecanını duyabilirler bu keyifli coğrafyanın.

Datça Yarımadası büyük yarımadadır. Bencik limanından, yarımadanın en dar yerinden başlar ve Knidos’a kadar uzanır. Datça’nın en canlı noktası yat limanının çevresidir. Hergün çok sayıda tekne uğrar bu limana. Teknelere de servis veren her türlü alışveriş yeri dağılmıştır liman çevresine. Hem liman çevresinde, hem de şehir merkezine açılan cadde ve sokaklarda kaliteli lokantalar, renkli barlar vardır.

Son yıllarda Datça yeniden keşfediliyor. Kalabalıktan, gürültüden, kirlilikten kaçanlar Datça’yı ömürlerinin sonuna kadar kalacakları bir mekan olarak belliyorlar. Siz de Datça’yı günübirlik bir uğrak yeri gibi düşünmeyin. Yarımadanın etrafında tamı tamına 52 koy bulacaksınız. Kimisine sadece denizden ulaşılabilen bu koylardan biri gün boyu sadece size ait olabilecek. Kalabalık ve plaj arayanlar toplam 13 km uzunluktaki plajlardan birine atabilirler kendilerini. Datça plaj ve koylarındaki denizin güzelliğini, akvaryum duruluğundaki suyunu unutamıyacaksınız. Küçük ve güzel oteller bulabilecek, tekneyle koylarında dolaşabilecek, Knidos antik kentinin etkileyici kalıntıları arasında keşiflerde bulunacak, renkli Datça akşamlarında hoş anılar biriktirebileceksiniz.

Datça yarımadasındaki buluntuların MÖ 2000’lere kadar uzanıyor. Bilinen ilk yerli halk Karlar. En parlak dönem Dorlar döneminde yaşanmış. MÖ 1000 yıllarında Trakya üzerinden güneye inerek Yunanistan üzerinden bölgeye gelmişler. Bugünkü Datça ilçe merkezinin 1.5 km kuzeydoğusundaki Burgaz mevkiinde Knidos’u kurmuşlar. Knidos, Dor uygarlığının merkezi olmuş. MÖ 546’da Lydia devletinin Persler’in eline geçmesinin ardından Knidos ta Pers egemenliğine girmiş. Knidos, ticari nedenlerle, MÖ 4. yüzyılda yarımadanın uç noktasına, bugünkü görkemli kalıntıların izlendiği yere taşınmış. Dorlar ve Romalılar yeni Knidos’a çok sayıda tapınak yapmışlar. Şehir Afrodit heykeliyle ünlenmiş. Geç Roma ve erken Bizans döneminde tapınaklar yerlerini kiliselere bırakmış. Şehrin nüfusu 70.000’lere ulaşmış. Bizans’ın son dönemlerinde ise bir yanda depremler, diğer yanda korsan saldırıları güçsüz kıldığı kent tümüyle terkedilmiş. Yarımada nüfusu ise binlere inmiş. Yarımada üzerindeki yerleşimler 13. yüzyılda Menteşoğulları beyliğine bağlanmış, 15. yüzyılda ise Osmanlı imparatorluğu sınırlarına katılmış Datça olmuş. Son Osmanlı padişahlarından Sultan Reşat döneminde Datça ismi Reşadiye olmuş, Cumhuriyet’te ise tekrar Datça’ya dönüştürülmüş. 1928 yılında ilçe olan Datça’nın ilk merkezi Reşadiye mahallesi olmuş, 1947’de ise bugünkü yeri iskele mahallesine taşınmış.

GEZİLECEK YERLER

Datça’nın Çevresi
Datça’da tatil geçiriyorsanız çevreyi gezmeyi ihmal etmeyin. Deniz, kum ve güneşin alâsı var, ama daha fazlası da var. Datça şehir merkezinden çevre koylara ve Knidos’a dolmuşlar çalışıyor. Hem karadan, hem de denizden. Kendi aracınız yoksa eğer, denizden günübirlik tekne turlarına katılmanızı öneririz. Datça’nın denizi bol balık verir. Etraftaki dağlar da kara avcılığı için uygundur. Olta atmak için de çok uygun kayalıklar bulacaksınız. Sörf meraklıları için de ideal yerdir Datça koyları. Dalma sporuna meraklı olanlar için de denizin dip zenginliği görülmeye değer. Datça’lı bir rehberiniz varsa vadileri, yamaçları aşarak yapılacak zorlu bir yolculuk sonunda Datça Hurması’nı görebilirsiniz. Bu ağaç tam 65 milyon yıl geçmişten gelen bir tür. Yarımadanın en ücra köşelerinden birinde karşınıza çıkıverir. Ama kendi başınıza aramaya kalkmayın, hem bulma şansınız az, hem de çevrede ayı, domuz gibi tehlikeli olabilecek yabani hayvanlara rastlama riski var.

Kızlan köyü : Yarımadanın tipik yeldeğirmenlerini görmek istiyorsanız Datça’ya 8 km. uzaklıktaki Kızlan Köyü’ne gitmelisiniz. Yarımadanın en çok rüzgar alan bölgesi de burasıdır.
Gebekum : Datça’ya 4 km. kala, (Yeldeğirmenlerine gelmeden önce) Perili Köşk tabelasını gördüğünüzde sola, 1 km’lik toprak yola sapıyorsunuz. Yol sizi kumsala ulaştırıyor. Uzunluğu 7 km’yi bulan kumsalı olan Gebekum denize girmek için çok uygun. Kumsal, rüzgarın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor. Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş, kumul hareketleriyle. Gebekum’da kalınabilecek iyi bir tesis var. Perili Köşk Oteli. Daha çok yatlara hizmet veriyor. Su sporları ve özellikle sörf meraklıları için gerekli teçhizat da bulunuyor. Çevrede balıkçı teknekeleri var. Mevsiminde iyi balık da çıkıyor ama balık lokantası yok. Perili Köşk Otel lokantasından yararlanabilirsiniz.

BÜK VE KOYLAR

Yarımada üzerinde 52 koy ve bük yer alıyor. Kuzeyde, Ege denizi bölümünde Gökçeler Bükü, Küçük Çatı, Çatı, Kızılağaç, Alavara, Çakal, Damlacık, Mersincik, Murdala, İskandil koyları sayılabilir. Hemen hepsi Gökova’da mavi yolculuğa çıkanların önemli uğrak yerleri arasındadır. Akdeniz tarafında ise Knidos iç limanının yanı sıra, sırasıyla Palamut Bükü, Akvaryum, Hayıt Bükü, Kızıl Bükü, Domuz bükü, Kargı, Datça limanı, Karaincir, Sarı liman, Kara bük, Çiftlik, Kuruca bük, Günlücek ve Lindos koyları sayılabilir. Hisarönü körfezinin önemli limanı Bencik’in bir yanı Datça’ya öte yanı Marmaris’e aittir. Akdeniz tarafına bakan ve günübirlik tekne turlarının uğrak yeri olanları üzerine kısa bilgiler verelim:

Kargı koyu: Şehir merkezine 3 km uzaklıkta. Ulaşım belediye otobüsleriyle de sağlanıyor. Şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen ne aşırı bir kalabalık ne de yoğun bir yapılaşma var. Koyda lokantalar ve bir kaç küçük pansiyon bulacaksınız. Denizin duru, yüzmeye çok uygun, plajın da iyi olduğunu söyleyelim.
Domuzbükü : sessiz, sakin bir ortam arayıp, kentin televizyon dahil kimi “nimetlerini” unutmak isteyenler için seçilecek bir tatil yeri. Karayolu ulaşımı yok. Datça’dan bir saatten biraz fazla süren bir tekne yolculuğu ile ulaşılabiliyor. Konaklamak isterseniz bungalovlardan oluşturulmuş, doğayla uyumlu bir tek tesis var. Domuz bükü’nde denize girmek, dinlenmek dışında küçük çevre turları da yapılabilir. Çevrede yürüyerek ulaşılabilen bir mağara ve ilginç kaya şekilleri var. Geceleri hiç bir yerde göremeyeceğiniz kadar bol yıldızlı gökyüzü ve uzakta Sömbeki adasının ışıkları sizi oyalıyacak tek şey. Tabii kumsalda ateş yakıp şarkı söylemeyi saymazsak eğer.

Kızıl ve Hayıt Bükleri: Mesudiye köyünün koylarıdır. Datça-Knidos yolundan sola sapınca çamlar arasında ilerleyen üç km’lik toprak yolla ulaşılan Mesudiye Köyü ve oradan da iki Km. sonra Kızılbük Koyu (Datça’dan 20 km.) Kış sezonunda gitmeyin, hem yol kötü, hem de lokantalar kapalıdır. Yaz aylarında balıkçı lokantaları ile güzel bir kumsal, temiz bir deniz bulacaksınız.
Konaklamak isterseniz motel ve pansiyonlara bakacaksınız. Çevre yeşil, tepelere doğru çamlık, Telefon var.

Palamut Bükü: Tekne turuna katılanlar ya da yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel koydur. Çıplak tepelerin yumuşak bir eğimle denize kavuştuğu, upuzun bir kumsal oluşturduğu, kumsal boyunca ağaçlıklar içinde köy evlerinin, küçük pansiyon ve yazlık evlerin sıralandığı, limanında balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir güzel büktür Palamut. Datça merkeze 25 km. uzaklıktadır. 2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz. Deniz çok temiz 25 m netliğe sahip suda zıpkınla balık avcılığına çok uygun. Koyun açığında bir de küçük ada  ve küçük bir tekne barınağı bulunuyor.
Barınağın arkasındaki Lokantalarda her zaman bol balık bulunur. Hesaplıdır da. Limanın arkasında Hülya-Altan Bora çiftinin işlettiği Merhaba Restoran önerilir. (Tel: 725 5147)
Konaklamak isteyenler pansiyonlarından yararlanabilir.
Palamutbükü’ndeki pansiyonların bir bölümü şöyle: Bük Pansiyon, 0.252.725 51 36 /Badem Pansiyon,0.252.725 51 83 / Olgun Pansiyon, 0.252.725 51 65

ANTİK KENTLER

ÜNLÜLER KENTİ  KNİDOS

Knidos bilim, mimarlık ve sanatta da ileri bir kentti. Tarihin büyük astronomi ve matematik bilimcisi Eudoksus, doktor Euryphon, ünlü ressam Polygnotos ve dünyanın yedi harikasından biri sayılan İskenderiye Feneri’nin mimarı  Sostratos burada yaşadı.
Doktor Euryphon ve öğrencileri zamanının ikinci büyük  tıp okulunu Knidos’ta kurdular.
Eudoksus’un geliştirdiği ve dönemin büyük buluşu olan güneş saati, ören yerinde bugün de görülebiliyor.
Knidos, bölgenin en etkileyici ören yeridir. Mutlaka bir fırsatını bulup görmelisiniz.
Knidos önce bugünkü Datça ilçe merkezinin 1.5 km kuzeydoğusunda Dalacak burnu üzerindeki Burgaz mevkiinde kurulmuştu. Sonra Yarımadanın batı ucundaki Tekir Burnu üzerine taşındı.
Karadan, kendi aracınızla Knidos’a gidecekseniz eğer, Datça’dan Marmaris yönüne doğru çıkacaksınız, Knidos sapağından sola dönüp 33 Km. gideceksiniz. (Yolun girişinde 35 Km. yazıyor, ama biz 33 Km. ölçtük.) Yol ören yerine kadar yapılıp asfaltlandı. Ören yeri girişinden sonra yürüyeceksiniz.
Yol boyunca en çok badem ağaçları göreceksiniz. Datça’lılar bademlerine toz kondurmuyorlar ve ülkede en güzel bademin Datça’da yetiştiğini söylüyorlar. Şubat’ta çıkan ama bizim Nisan’da tatma şansı bulduğumuz çağla bademe on üzerinden on numara verdik. Datça’da bademi incirin içine koyup fırına veriyorlar ve başka hiçbir yerde görmediğimiz bir tatlı türü yapıyorlar.
Sapaktan sonra Knidos’un surları yer yer yolda size eşlik etmeye başlıyor.
Antik kentin girişinde bir gişe ve müze görevlisinin lojmanı var. Yarımada’nın en uç noktasındasınız, güney ve kuzey yönlerinde iki ayrı koy var. Hangi taraftan rüzgar alıyorsa öteki taraf sakin. Ege’nin nereden bitip, Akdeniz’in nereden başladığı bilinmez ama görüşlerden biri ayrım noktasının Datça yarımadası’nın Knidos’un kurulduğu bu uç noktası olduğu yönünde.
Antik kentte açıklayıcı tabelalar gezmenizi kolaylaştırıyor. Ören yerinin genel planı ise sadece İngilizce.
Tarihçi Strabon kenti kıyıdan Akrapolise doğru yükselen bir tiyatroya benzetiyor. İç ve dış limanı ikiye ayıran yarımada üzerinde özel binalar, iç limanın üzerinden Akropolis’e hafif bir eğimle yükselen yamaçlarda oluşturulan setlerde ise topluma hizmet veren binalar kurulmuş. Doğu batı yönünde uzanan 10 metre genişliğindeki 4 ana cadde setler üzerinde düz olarak yerleşmiş, caddeler arasındaki bağlantı ise merdivenlerle ve eğimli dik sokaklarla sağlanmış.
Şehir 4 km’yi bulan surlarla çepeçevre sarılmış. Askeri liman ile Akropol arasında ve güneydeki ticari limana kadar geniş bir alanı kaplıyor.
Deveboynu olarak bilinen yarımada eskiden adaymış. Baş kısmı karaya bağlanarak her iki yanında suni liman oluşturulmuş. Dolgu alanına da geçişte kullanılmak üzere bir kanal açılmış. Kuzey limanı askeri amaçla kullanılıyor, her iki yanında yuvarlak kontrol kulesi bulunuyor ve ağzı zincirle kapatılıyordu. Kontrol kulelerinden güneyde olanı bugün ayakta. Güneydeki iç liman ise daha büyük ve ticari gemilerin yanaştığı limandı.
Knidos’un biri 20.000 diğeri 5.000 kapasiteli iki tiyatrosu var. Güneyde, ticari limanın yakınındaki küçük olanı. Akropoldeki büyük tiyatro ise,  taşları ve mermerleri 19. yüzyılda gemilerle götürüldüğü için bugüne ulaşamamış.
Ören yerinin en güzel noktası, her iki limana hakim konumdaki Afrodit Tapınağı’dır. Yuvarlak planlı tapınağın çapı 17 metreydi. Afrodit heykeli tapınağın ortasındaydı. Kapılar heykele açılıyordu. Şimdi heykelin sadece kaidesi görülüyor.
Ören yeri gezisinin ilginç noktalarından biri de Mevsimleri ve zamanı gösteren güneş saatidir. En tepede Apollon Tapınağı var ve kent oraya doğru bir tiyatro gibi yükseliyor. Aşağıdaki Tiyatronun hemen üzerindeki Korint tapınağı mimar Stratos’un eseriydi.
Apollon tapınağına giden yolun ortasındaki terasta bulunan Dor tapınağı üzerine erken hristiyanlık döneminde kilise yapılmış.
Ören yerine yapılan kiliselerin renkli mozaiklerle kaplı tabanları bugün de görülebiliyor. Kurtarma kazıları 1996’dan beri sürdürülen ve bugüne kadar üçte ikisi tamamlanan Stoa, MÖ 3. yüzyılda Knidos’un ünlü mimarı Sostratos tarafından yapılmış. 113 metre uzunluk ve 16 metre genişlikteki yapıda 5x3.80 m.lik küçük odalar meydana getirilmiş. Odaların hepsi güneye meydana açılmaktaydı.
Kentte yapılan kurtarma kazılarından buluntular ören yerindeki küçük müzede sergileniyor.

ÇIPLAK AFRODİT HEYKELİ

Knidos antik çağda en çok Çıplak Aphrodite heykeli ile ünlenmiş. Praksiteles’in yaptığı heykel o kadar güzelmiş ve o kadar ünlenmiş ki, heykeli görmeye başka kentlerden insanlar gelirmiş. O zamana kadar tanrı heykelleri çıplak yapılır ama tanrıça heykellerinin sadece gerdan ve bir göğsü açık olurdu. Dünyadaki ilk çıplak tanrıça heykeli buydu. Knidoslular parlak dönemleri geride kalıp yoksullaştıklarında bile Bithynia Kralının büyük para önerisini geri çevirip heykelleriyle birlikte sıkıntıya katlanmayı seçtiler. Bu heykel bu güne kadar bulunamadı ama kaidesi yerinde duruyor. 1967-77 yılları arasında Amerikalılar heykeli bulmak için sondaj kazıları yaptılar. Sonra sondaj kazıları Türkiye tarafından yasaklandı. Kazılar  Prof. Ramazan Özgen başkanlığında devam ediyor.

Ulaşım ve yeme-içme : Ören yerinde yazları servis veren bir lokanta var.
Knidos’a özel otomobilinizle gitmiyorsanız denizden gitmeyi tercih edin. Dolmuş motorları Datça’dan gidiş-dönüş olarak sefer yapıyorlar. Ayrıca ören yerinin 7 km yakınına kadar minibüs de çalışıyor.

Eski Knidos(Burgaz)  
Knidos önce Datça merkezinin 1.5 km kuzeydoğusunda Dalacak Burnu Burgaz mevkiinde kurulmuştu Dorlar tarafından. Knidos, Dorların kurduğu diğer 6 şehrin (Bodrum’da Halikarnassos, İstanköy’de Kos, Rodos’ta Ialisos, Kamiros ve Lindos) merkeziydi.
MÖ. 7. yüzyılda şehir gelişip kalabalıklaşıyor. Pers saldırısına direniyor ancak sonra teslim oluyor. Şehir, 6 Dor şehir devletinin bilim, dinsel ve sportif alanları kapsayan Dor şenliklerine de ev sahipliği yapıyor.
Knidos’un Tekir Burnu’na taşınmasından sonra buradaki yerleşim tamamıyla terk edilmiyor. Stadia ismiyle varlığını sürdürüyor, sonra da Datça’ya dönüşüyor.
Burgaz öreni deniz seviyesinden 12 m kadar yükselen küçük bir yarımadanın üzerindedir. 400 m uzunluktaki yarımada çevresi surlarla çevrili.
Dolaşırken sağa sola saçılmış çanak çömlek parçacıkları dikkatinizi çekecek. Ören yerinde kazı ve kurtarma çalışmaları sürüyor.
Bağcılık, şarapçılık ve zeytincilikte büyük gelişme gösteren, şarapları her yerde aranan şehirde çok sayıda şarap üretim ve depolama yeri olduğu da biliniyor. Kalıntıların bir bölümü de bu yapılara ait.
 Sarı Liman kalıntıları
Eski Knidos’un izleri Datça’nın güneyinde, Emecik yolu üzerinde Sarı Liman çevresinde de görülebiliyor. Buradaki en önemli kalıntı Apollon Tapınağı. Tapınak ve çevresinde yürütülen kazılarda sonraki dönemlere ait başka tapınak ve kiliselerin de izleri ortaya çıkarılmış.

SPORTİF ETKİNLİKLER

Gebekum’a ve Periliköşk’e gittiğinizde sörf yapabilirsiniz. Periliköşk’te Yelken şansınız da bulunmakta. Datça’da dalış kulüplerinden biri şehir merkezinde, diğeri Datça Aktur’dadır. Dalış yapmak isteyenler bu iki merkezden birini tercih edebilirler. Bunların yanı sıra Özbel mevkiindeki Villa Datça’nın su sporları etkinliklerinden de yararlanabilirsiniz.

PLAJLAR VE KOYLAR

Datça sahillerinde 13 km uzunluktaki plaj ve  kumsal bulacaksınız.
Merkeze en yakın olanları Hastanealtı, Kumluk, Taşlık ve Azganlı plajlarıdır. Merkezden uzaklaşıldığında, Marmaris yönüne doğru Perili Köşk plajına kadar 13 km uzunluktaki alanın her bölümünden denize rahatlıkla girilebilir. Perili Köşk otelinin bulunduğu yerde dileyenler su sporu aktivitelerinden de yararlanabilir. Plajların bir bölümü Mavi Bayraklı. Aktur Tatil Sitesi Plajı, Aktur Kamping Plajı, Karaincir Plajı ve Hastanealtı Plajı temizlikleri ve tesisleriyle Mavi Bayrak belgesi sahibidir.

Yapmadan Dönme
Ünlüler kenti Knidos’u ziyaret etmeden
Su sporları dalış merkezini görmeden
Datça bademini tatmadan
Çevre turlarına katılmadan

MAVİ YOLCULUK

Günübirlik tekne turları : Datça limanından sabah kalkan tekneler yarım ya da tam günlük geziler düzenliyor çevredeki koy ve büklere. Yarım günlük turlarda merkezden Mesudiye köyü koylarına kadar gidilip dönülüyor. Tam günlük turların hedef noktası ise Knidos. Gidiş ve dönüşte koylarda yüzme ve yemek molası veriliyor. Uğranılan önemli koy ve bükler arasında Kargı koyu, Hayıt ve Kızılbük, Palamut bükü yer alıyor.

Eğlence Yerleri
Canlı müzik dinlemek isteyenler yat limanına bakan Gitanes, Nabis, Bistro ve Yeşim Bar’larda canlı müzik keyfine varabilirler.




Etiket : Yazdrlabilir Sayfa Yazdrlabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz


AKARCA


wom   AKARCA












UCSAN   wom

En Çok Okunan Haberler

TATIL YERLERI Haberleri





TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sayfa 0.234375 Saniyede Yüklendi.