|
|
||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||
SIZLERDEN BIR PAZAR YAZISI : HERŞEY GÖZLERDE BASLAR
Hayatın senin gözlerinde başlaması.İnsan neden bir kişinin gözlerini unutamaz. Belki hep görmek istediği şeydir de ondan. Senin gözlerini gördüğümde bu dünyaya neden geldiğimi anladım. Bu dünyada çok fazla şey göremedim, eksiklikler seninle doldu diyebilirim ama.
Her şeyin gözlerde başlaması gibi bir şey bu. Hayatın senin gözlerinde başlaması.İnsan neden bir kişinin gözlerini unutamaz. Belki hep görmek istediği şeydir de ondan. Senin gözlerini gördüğümde bu dünyaya neden geldiğimi anladım. Bu dünyada çok fazla şey göremedim, eksiklikler seninle doldu diyebilirim ama. Hep seni özlemişim meğer hep seni beklemişim. Sadece gözlerin hayalimdeki tüm yalnızlıkları aldı benden. Sadece sensizliğin yalnızlığı var şimdi. Hayallerim seninle dolu, hayallerim seninle güzel. Hayatın bana verdikleriyle yetindim her zaman, fazlasını istemedim. Şimdi bunun günahını çekiyorum herhalde. Kuşkularla yaşıyoruz bu hayatta. Bu kuşkular bizi mahveden aslında, korkmadan söyleyebilsek her şeyi bambaşka bir dünya kurmuş olurduk belki. Seninle bir dünya; İnsan bunu düşünerek bile mutlu olabilir. Beni korkutan gerçekte bunun olmayacak olması, o zaman düşüncelerde kalmaz. Sen gidersin hayaller biter. Gerçek bu biliyorum ve bu somut gerçek beni mutlu etmiyor. Mutlu olamadıktan sonra gerçeği öğrenmenin ne anlamı kalıyor. Gerçeklerin ne anlamı kalıyor. Senin olmadın bir gerçek bana yalan gelir. Bunu sen bile söylesen. Bende ki seni nasıl anlatmalı bilmiyorum. Sen benim için bu dünyada yapılabilecek en güzel şeyi yaptın, hayatımın bir vakit kaybından öteye geçmediği bir zamanda hayatıma anlam kattın. Düşüncelerimin bile boş olduğu bir zamanda tüm düşüncelerim sen oldun. İlk defa birisiyle bir hayat diledim. İnsanlar çok istedikleri bir şeyi elde edince elde etmeden önceki heyecanlarını kaybederlermiş artık eskisi kadar istemezlermiş. Bunu söyleyenler senin sevgine sahip olmayı hiç istememişler. Bunu isteyip de sahip olanlar ne kadar şanslı olduklarını bilmediler. Sen bu dünyanın güneşi hiç batmayan toprağısın. Güzelsin, sıcaksın, yaşamsın. Sana bakmak güneşe bakmaktır. Gözünü kaçırmazsan kör olursun. Bir gün sana gözlerimi kaçırmadan bakıcam, gözlerinde gözlerimi gördüğüm zaman bu dünyada benim için görülecek bir şey kalmamış demektir. Artık görmesem de olur. Yaşamaya değer ne varsa yeryüzünde senden geliyor. Özlemlerin tadı, aşkın ölmezliği, güzelliğin anlamı senden geliyor. Seni görebildiğim en ufak anları bile unutmadığım hayatımda, senden hep kaçmak zorunda olduğumu hissetmem ne kadar garip. Şimdi bile hala bu vicdan muhasebesi içindeyim. Bence birisini sevmek için onun seni tanıması gerekmiyor. Her aşk platonik başlıyor. Belki bende hep bunu sevdim. Hiçbir zaman bir insanın hayatına girip orda kök saldıktan sonra basit bir elveda ile çıkamadım. Hele bu sözü sana söylediğimi düşünüyorum da galiba uzaktan sevmek en güzeli. Hiç ayrılmadan tartışmadan, üzülmeden ve en önemlisi unutmadan sevebilmenin tek yolu bu herhalde. Belki karşına hiç çıkamadım, seni seviyorum diyemedim ama bunu diyenler şimdi nerede? Onca yıl sonra ben buradayım işte. Her zaman sustum konuşamadım belki ama seni hep sevdim. İnsanlar düşlerinde baharlar yaratırlar. O baharlar insanları hiç korkutmaz, üzmez. Ben baharımı seninle kurdum. Hayalimde ki o en güzel günü sana borçluyum biraz da. Keşke sana zamanında hayallerimi anlatabilseydim, o zaman sen de beni severdin belki. Dedim ya hep senden kaçmak zorunda olduğumu hissettim. İşlediğim günahın cezası sensizlikti. Sensizlik de katlanılabilir belki, aklımda, kalbimde olmasaydın sensizliğe de alışabilirdim. Her günüm, gecem senken sensiz kaldım. Ben dünya gözüyle cehennemi yaşadım. Tanrı yeterince cezalandırdı ve bir şans daha vermek için yeniden seni karşıma çıkardı. Bu sefer en azından sessiz kalmayacağım.Seni sevmek bu kadar değerliyken seni güçsüz zayıf bir insan tarafından sevilmenin hayal kırıklığına uğratmamak için, ben yaşadıkça, varlığım bütün çaresizliklere meydan okuyacağına emin olabilirsin. Daha ilkokulda okurken unutmamanın anlamını öğrenmiştim. Kırmızı bir bisikletim vardı. Frenleri bozuk, lastiği ikide bir patlayan, pedalları kırık bir bisiklet. Ama bu hayatta benim diyebileceğim ilk eşyaydı. Ona sadece ben binebilirdim. Her şeyiyle bana aitti. Onu taşınırken bırakmak zorunda kalmıştım. Benim için ilk ayrılıkta o olmuştu. Onu hiçbir zaman unutmayacağıma yemin etmiştim. O benim hayat arkadaşımdı, onu nasıl unutabilirdim ki. Unutmak, unutulmak sözlük anlamı olarak bile iyi bir şey değildir. Bırak ki ruhumuzda ki anlamı iyi olsun. Ailem benim unutkan olduğumu düşünür, onlar bile bazen benim neleri hatırladığı görünce şaşırır. Ben aslında hayatımla ilgili hiçbir şeyi unutmam. Ben seni unutmak istemiyorum. Sen yanımda olmasan da, seninle bir hayat yaşarmışçasına yaşamak istiyorum. İnsan sevdiğini nasıl unutabilir. Unutacaksan neden sevesin. Hayatımın güzelliğisin. Yanımda olmasan da beni hiç bırakmayan, her hüznüm de her sevincimde yanımda olansın. Sen unutulmazsın. Senden ümit bekliyor ya da hayal etmiyorum. Ben zaten seni içimde yaşıyorum. Yanımda olmasan da ruhumdasın. Ben zaten hep bu günün ümidi ile yaşadım bana daha fazla ne ümidi verebilirsin. Beni seveceğin ümidini mi? Beni sevme. Hayatın da sana olan sevgisini sana gösteremeyen kimseyi sevme. Senin yerine sensizliği ben seçtim. Her suç benim. Bazen yanımda nefes alışını hissediyor gibi oluyorum. Gene bunu hissetmek benim tek ümidim. Bana bu ümidi verebilir misin? Yokluğunun bedeli çok ağır. Bunu hangi ümit telafi eder? MEHMET KESKİN
|
En Çok Okunan Haberler
DENEME YAZILARI Haberleri
|
|||||||||||||||||
TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI |
||||||||||||||||||