|
|
||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||
SIZDEN GELENLER: DÜŞTÜK SENİN AĞINA ..
Hafta sonunun bu ilk günü sitemiz ziyaretçilerinden SEVGİLİ SİBEL'in enfes bir deneme yazısını yayınlıyoruz .. Kendisinin 100 lerce yazısı var daha bazı bloglarda .. ve de yayınlanmayı bekleyen şiirleri .. Yazının doğallığı ve " ve kalemin ne kadar rahat gezindiği" bizi etkiledi .. Haydi Sibel, lütfen bir an önce kitaplarını yayınlamaya başla da insanlar senin satırlarını "dokunarak" okusunlar ..
Hafta sonunun bu ilk günü sitemiz ziyaretçilerinden SEVGİLİ SİBEL'in enfes bir deneme yazısını yayınlıyoruz .. Kendisinin 100 lerce yazısı var daha bazı bloglarda .. ve de yayınlanmayı bekleyen şiirleri .. Yazının doğallığı ve " ve kalemin ne kadar rahat gezindiği" bizi etkiledi .. Haydi Sibel, lütfen bir an önce kitaplarını yayınlamaya başla da insanlar senin satırlarını "dokunarak" okusunlar ..
DÜŞTÜK SENİN AĞINA Bu sabah Dede Efendi’nin şarkıları eşliğinde yudumladım çayımı. Ekranımda dalgaların denize sakin sakin vuruşunun resmi. Gökyüzü kızıl kahve. Akşam olmak üzere. O kayaların tepesinde lezzetine vardım böldüğüm ekmeğimin. Göz gezdirdim ekranımda günlük gazetelerin manşetlerine. Mousem her tıkladığında girmek istediğim başlığın üzerine sevgiyle bir öpücük kondurdu “çıt” sesiyle. Sabahın ilk saatleri. Birazdan günlük iş akışı içine alacak beni. Feleğim şaşacak an olacak. Küçük molalar verdiğimde kaçıp buraya geleceğim soluk alabilmek için. Bilgisayarın hayatımıza girmesiyle belki de daha çok kapandık içimize. Konuşmayı unutup yazmaya ağırlık verdik. Ne yazık ki dilimizi kullanırken kendimizce kısaltmalar yaparak kelimelerimizi yuttuk msn sohbetlerinde. Az okuyan bir toplum olarak belki daha çok okumaya başladık ama neleri? Neler neler yapmadık ki bilgisayarımızla. Beğenmediğimiz sayfaları “yeniledik.” “Kopyaladık” gönlümüzün dilediğini. “Yapıştırdık.”kuruttuğumuz çiçekleri. Safraları “ayıkladık.” “Taşıdık”başka sayfalara. “Sildik” işimize gelmeyenleri. “Sıraya koyduk” işlerimizi. Olmadı “geri dönüşüm kutusuna boşalttık.” “Yazdırdık” yazılması gereken her ne varsa, döktük içimizi kâğıtlara. Oturduğumuz yerde hiç yorulmadan “gönderdik” ne istiyorsak deniz aşırı yerlere. Filmler, müzikler indirdik. Video klipler, slâytlar hazırladık. Photoshop da resimler yaptık. Oyunlar oynadık. Ödevler hazırladık. Ulaşmak için istediğimiz bilgilere Google ile ahbaplık kurduk. Kimimizin amcası, kimimizin ablası oldu. Aileden biriydi artık, evimizin başköşesinde. İnternet kafelerle beraber yeni bir iş kolu da açılmış oldu ki bu da işsizliğin had safhada olduğu bir yerde senin iyi yanlarından biri olmalı. Kıssadan hisse, kopamaz olduk ekran başından. Onunla uyanıp onunla uyuduk. Güne onunla başlayıp onunla bitirdik. En kral arkadaşımız oldu internet. Ne çok sevdik sörf yapmayı bir oraya bir buraya. Uzağı yakın ettik. Yeni yeni sanal dostlarımız oldu. Bazılarıyla yüz yüze tanışma fırsatı da bulduk. Kimilerinin gizemli olması gitti hoşumuza. Hiç görmediğimiz, tanımadığımız bu insanlarla can ciğer kuzu sarması olduk. Kimselerle paylaşamadığımız sırlarımızı onlara anlattık belki de rumuzlarımızın ardına saklanarak. Her sabah “günaydın” demesini bekledik ekran başında ya da “iyi akşamlarını.” Umutlarımızı mı bağladık ne? Günlük hayatın keşmekeşinden soyutlayıp da kendimizi hayal dünyasında gezintiye çıkmak hem de tek kuruş ödemeden cazip geldi çoğumuza. Başladık seyahate düş yollarında. Kiminizin internet aşkları da oldu geldi kulağıma. İnkâr etmece yok kuşlar yalan söylemez ki. Ah internet neler ettin sen bize. Ne kadar doğru ve etkin bir biçimde kullandık ya da kullanıyoruz seni. “Benden bu kadar. Bilgi de eğlence de saklı bende. Varın hangisini isterseniz alın itirazım olmaz.”dediğini duyar gibiyim. Sen de haklısın be internet kardeş, sende haklısın. Lakin düştük senin ağına, kurtulamıyoruz ki. 22.07.2009 SİBEL ... DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN
|
En Çok Okunan Haberler
DENEME YAZILARI Haberleri
|
|||||||||||||||||
TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI |
||||||||||||||||||