- [ TRABZON ANTALYADAN ELİ BOŞ DÖNÜYOR:1-2... ] - [ AŞAĞILIK YARATIK KÜÇÜK KIZINI SATMIŞ... ] - [ GEKAS: 3 FENER: 1 !... ] - [ CİMBOM ANTALYAYA PUAN KAPTIRDI: 1-1... ]


wom


ALDATICI REKLAM KAMPANYALARI VE VODAFONE 3G MODEM..

Aman 3G MOBIL İnternet diye sattıkları USB MODEM leri almadan önce bir kere daha düşünün. Bu satırların yazarı da bunlardan birini maalesef aldı ve gördü ki maalesef DÜNYA DEVİ tarafından kandırılmış vaziyette (kibar olsun diye kazıklanmış demek istemedik).. Hani Saygıdeğer Muhterem HAKKI DEVRİM in şu tanıtım reklamlarını yapıp adeta referans teşkil ettiği VODAFONE dan bahsediyoruz..

Kategori  Kategori : KARA TAHTA
Yorumlar  Yorum Sayısı : 34
Okunma  Okunma : 23113
Tarih  Tarih : 24.09.2009

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bookmark and Share


yemek  

Aman 3G MOBIL İnternet diye sattıkları USB MODEM leri almadan önce bir kere daha düşünün. Bu satırların yazarı da bunlardan birini “maalesef” aldı ve gördü ki maalesef “DÜNYA DEVİ” tarafından kandırılmış vaziyette (kibar olsun diye kazıklanmış demek istemedik).. Hani Saygıdeğer Muhterem HAKKI DEVRİM in şu tanıtım reklamlarını yapıp adeta referans teşkil ettiği VODAFONE dan bahsediyoruz..

Hiç şüphesiz ki reklam faaliyeti modern pazarlamanın en önemli unsurlarından biridir..

Firmalar açısından baktığımızda iyi reklamı yapılan ürün ve hizmetlerin bugünün dev pazarlarında çok daha süratle çok daha geniş tüketici kitlelerine ulaşma şansı olmaktadır.

Tüketici açısından baktığımızda da, malı kullanacak kişiler bu sayede çok daha kısa bir zamanda çok daha fazla ürün ve hizmet hakkında bilgi sahibi olarak bunların içinden kendi gereksinimlerine en uygun olanları seçme olanağı bulabilmektedirler.

Düşünsenize bir.. Eskiden bir ürünün tanınması için muhtemelen aylar hatta yıllar geçmesi gerekirdi.. Ninelerimiz birinden bir şekilde duyar ürünü kullanır ve memnun kaldığı takdirde başka dostlarına da tavsiye ederdi.. Tabii, daha sonraları radyo ve gazete reklamcılığı başladı.. Üreticilerin işi nispeten kolaylaştı tüketiciye ulaşmak için.. Şimdilerde ise .. BİR GECEDE KAHRAMAN olabiliyor bir ürün..

Bu yeni durum en basit şekli ile örneklendiğinde, çocuk akşam televizyonda “filan” sakızın veya şekerin reklamını görüp ertesi sabah bakkalın kapısına dayandığında, bakkal da toptancıda kuyruğa girebiliyor o ürün hemen temin edip müşteriyi kaçırmamak için.. Evet üreticiler ve ürünler arasında rekabet acaip şekilde artmış vaziyette – ki bu tüketicinin çok işine geliyor – ama diğer taraftan da ürününü tanıtmak için reklam yapma gücüne sahip firmalar için de bu durum çok büyük bir avantaj teşkil ediyor. Zira firma bir anda “overnight hero – bir gecede kahraman” yaratarak pazarda önemli bir yer tutabiliyor.. ve sonra gelsin satışlar ve paralar ..

Dolayısıyla her iki açıdan da bakıldığında “win-win” (yani kazan-kazan) durumu oluşmuş oluyor. Her iki taraf da kazanıyor gibi görünüyor..

Fakat, reklam yanıltıcı olduğunda yani tüketici yanlış bilgilendirildiğinde – hele bizim gibi gelişimini henüz tamamlayamamış ülkelerde – bu durum tüketicinin zararına olabiliyor..

Nasıl mı? Yüzlerce değil inanın binlerce örneği sayılabilir. Azıcık zorlamak yeter hafızamızı.. En bariz örneklerinden biri yıllar yılı (ve hala) Türk Telekom kuruluşunun tüketiciyi resmen "istediği gibi yanlış yönlendirmiş" olmasıdır. “Efendim, satın aldığınız ADSL nin hızı şu kadardır.. fiyatı da şudur.. Ama daha hızlısını isterseniz onun fiyatı şu kadardır – tabii daha pahalı – ve daha hızlıdır .. Ama hızı EN FAZLA şu kadardır” .. İfadeye dikkat EN FAZLA .. Çünkü nasıl olsa o hıza hiç ulaşmayacak ve hatta yanına bile zor yaklaşacak.. Ama firmanın cevabı hazır; “Efendim biz en fazla o kadar demiştik..”. Yani hep o maksimum hızın altında kalması doğal onun için. Ama ücreti alırken eksik almıyor.. Onu tam tahsil ediyor.. Hizmet eksik, ücret tam. Yani diğer bir deyişle malı (hizmeti) satarken bağlıyor işi daha.. Biz de tamamdır kabulümdür deyip alıyoruz.. NEDEN? Çünkü ne başka alternatiflerimiz var.. ve ne de tüketiciyi “layıkıyla” koruyan kanunlar… varsa da layıkıyla uygulandığını söylemek mümkün değil..

Bu durum için yaşanan taze hayat hikayelerinden biri de şöyle;

Son günlerde bir 3G modası hatta furyası almış gidiyor. Firmalar pazardan yeterince pay kapabilmek için birbirini (ve bu arada belli ki tüketiciyi de) eziyor. Bu satırların yazarı da dizüstü bilgisayarı ile kullanabilmek için bir adet USB Modem almaya karar veriyor.. Bir VODAFONE yetkili bayiinde (dünya markası ya!) ilgiliden nerdeyse bir saat bilgi aldıktan sonra bunlardan bir tane alarak eve geliyor. Artık internete her yerde bağlanabilecek gerekli çalışmalarını rahatlıkla yapabilecek.. (İlgili kendisine bazı noktalarda randımansız çekim olabileceğini belirtiyor bu arada, ama kentin tam göbeğinde ve en can alıcı noktalarda değil)

Pendik Kurtköy’deki evine geliyor. Aleti bilgisayarına takııyor ve yüklemeyi yaparak nete bağlanmak için keyifle bekliyor. Bir de ne görsün? Uluslar arası Sabiha Gökçen Havalimanına 1-2 km mesafedeki evinde 3G kanalıyla internete bağlanamıyor.. Ancak EDGE dedikleri o garabet teknoloji çalışabiliyor.. Yani gıdım gıdım yükleme yapabiliyor bilgisayar ancak. Bu satırların yazarı “NEYSE” deyip çok önemsemiyor..

Birkaç gün sonra KALAMIŞ (ki Türkiye’nin en lüks ve gelişmiş semtlerindendir) Egemen sokakta bir arkadaşının evine gidiyor.. Bilgisayarını da yanına alııyor çünkü arkadaşına bir şeyler göstermek istiyor internette. Evde Vodafone marka modemi takıyor ve bağlanmak istiyor nete. Bir de ne görsün? Yine 3G bağlantısı yok ve ancak edge denen o tuhaf (bir halta yaramaz) bağlantı çalışabiliyor ancak.. Yani pratikte dosya indirmek, açmak filan mümkün değil.. Kendisi hemen VODAFONE Müşteri İlişkilerini arııyor ve telefondaki görevliye durumu izah ediyor. Görevli yine garip bir şekilde ısrarla sokak adı soruyor (sanki Kalamış ismi yetmiyormuş gibi)… ve Egemen sokak diye öğrenince (ki Kalamış’ın göbeği neredeyse).. firma adına bir sürü mazaretler (özürler) sunmaya başlıyor..”Yok efendim, daha henüz her yerde tesisatımızı kuramadık da, devreye geçiremedik de, işte en kısa zamanda inşallah buralarda da çekecek de vs vs” - Bu olay 2009 Eylül başında geçiyor

Şimdi bu VODAFONE “İSİMLİ” kuruluşa sormak lazım.

Kardeşim madem ISTANBUL'UN GÖBEĞİNDE (en lüks ve merkezi yerlerinden birinde) BU HİZMETİ LAYIKIYLA SAĞLAYAMIYORSUN  da o zaman ne halt etmeye
EY VATANDAŞ GEL, USB MODEMI TAK 3G HIZIYLA INTERNET KULLAN” diye bas bas bağırıp vatandaşa "reklamlarında belirtilen olanakları tam olarak sağlayamayan" ürün veya hizmetleri - hem de 12, 24 vs aylık paketlerle - satıyorsun?

Bu işi İngiltere’de de böyle mi yapıyorsun? Yoksa oradaki devlet ocağına incir ağacı diker mi aynı haltı orada da yersen?

Yahu bu Türkiye ne garip bir ülkedir? Adam dünya lideri mobilde.. Mutlaka ona göre uluslar arası kurallar ve hukuka uyuyor.. Türkiye’ye gelip Türkleşiyor.. Her türlü kandırmaca uygundur evvel Allah diye. Zira buna hesap soracak herhangi bir kurum bu işi üzerine almaya pek de niyetli değildir .. varsa öyle bir kurum bilen beri gelsin lütfen

Ey vatandaşım işte bir “KANDIRMACA” olayı.. İşte bir kandırılan (bu satırların yazarı).. Netice ne peki? Netice yok pek.. Neden mi çünkü biz maalesef “KOYUN” davranışları sergilemeyi tercih eden bir milletiz, galiba.. Yeter ki rahatımız kaçmasın..

Hani bir de meşhur deyiş var ya; “BENİ ISIRMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN”

Aynen devam.. O yılan bir gün hepimizi ısıracak.. Hiç şüpheniz olmasın.. Bizi değilse bile, torunumuzu torbamızı bir yerlerinden ısıracak mutlaka.. Hatta kıçından bile..

Not: Bizim arada bir yamyam diye dalga geçtiğimiz Afrikalının (Fas, Tunus filan) kabul etmediği dayatmalarda kadınlı, ihtiyarlı tası tencereyi alıp sokaklara fırlamışlığı vardır, zamları protesto etmek için.. Onun için kendini bir halt sanıp da kimselere haksızlık filan etmemek lazımdır.. Değil mi ya?

Bu satırların yazarı Turkcell, Avea mobil telefon kullanmaktadır.. Daha önce Vodafone da kullanmıştı.. En son da 3G modemi de Vodafondan almayı tercih etti.

Diğer firmaların 3G modemlerinin ne kadar randımanlı olup olmadığı hakkında bir referans vermek durumunda değildir. Yalnızca kendi deneyimini aktarmaktadır.. ve de Türkiye’de tüketicinin  ne kadar sahipsiz olduğu hususundaki düşüncelerini..

BİR YAŞAYAN

GÜNCELLEME (01 ARALIK 2009)

YUKARIDA BAHSEDİLEN OLAYIN DEVAMI ..

Yukarıda bahsedilen gerçek deneyimden bir müddet sonra, olayda bu satırların yazarı  bir kere daha şansını denemeye karar veriyor.. 3G kullanabilir miyim diye.. ve başarısız oluyor denemesi.. Bunun üzerine tekrar arıyor VODAFONE çağrı merkezini ve oradaki genç bir görevli beye ulaşıyor.. Tabii yine verip veriştiriyor firmaya..

Delikanlı diyor ki; “Pardon bir dakika izin verin de hesabınızı bir inceleyeyim”.. Sonra geri dönüyor ve ne dese beğenirsiniz; “Beyefendi.. Sizin hesabınız 3G ye açılmamış ki” ..

Yani düşünebiliyor musunuz? Olaydaki kişi 3-4 defa Vodafone yetkilileriyle konuşmuş olmasına rağmen en sonunda bir akıllı genç çıkıyor ve hesabın 3G ye bağlanmamış olduğunu söylüyor.. Bu satırların yazarı  3G paketini daha ilk aldığında VODAFONE mağazasında açılmış olması gerekmesine rağmen 3G hattının.. Böyle acaip ilgisiz ve bilgisiz bir durum söz konusu yani.. Delikanlı hesabı 3G ye bağlıyor ve hat sahibi 3G ile görüşmeye başlayabiliyor..

Neyse bu hikaye mutlu bitiyor Allah’tan.. Söz konusu kişi şimdi VODAFONE 3G ile internete problemsiz bağlanıp çalışabiliyor.. Tabii ki denildiği gibi ADSL den 7 kere daha hızlı filan değil ama hizmet veriyor, sistem..

ÖNEMLİ NOT: 
Hikayenin birinci bölümünde anlatılan “Kalamış’ta çekim yok” vs deneyiminde sokak ismi verilerek “Bu sokakta çekim yok” şeklinde ifade ediliyor bu satırların yazarına.. (Yani, bunun hesabın 3G ye bağlanmış olup olmamasıyla ilgisi yok)






Etiket :


Yazdrlabilir Sayfa Yazdrlabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 34 yorum yazlmtr.

Beyaz Hüseyin [ 29.11.2011, 14:09 ]
Kara Murat sanırım anlama sorununuz var. Nerede kandırdıkları gayet iyi anlatılmış açıklanmış ama siz bunu anlayamamışsınız olsa gerek saçma sapan bi yorum yapmışsınız =)
Kara Murat [ 16.11.2011, 12:53 ]
bence tam anlamıyla karalama kampanyası olmuş.5 satır yazı yazmışsınız ama müşteriyi nerede kandırdıklarını yazmamışsınız. paso hikaye geçilmiş. ayıp ayıp..
justbe [ 30.08.2011, 02:30 ]
Vodafone haksız yere benden aynı aya ait fatırayı 2 defa aldı. kaç defa konuştuysam bir sonuç alamadım. 71,25 lira tutarında fatura için 142,5 lira ödemiş oldum. sağlık nedenleri nedenitle kendileri ile uğraşamadım ama en kısa sürede gerekli yerlere şikayetimi bildireceğim. kesilen hattımın açılması için telefonla iletişime geçtim. kredi kartı ile borcumu ödedim ve açtırana kadar telefonda bekledim , Açıldı. 2 gün sonra gene net'e girmedim. Aradım, "borcunuz var' dediler. ödediğimi, ödenmese nasıl olur da hattımın açılmış olabileceğini söylediğmnde buna kesin ve net bir yanıt veremediler. Böyle bir saçmalık olmaz. Benim anladığım o gün işlemi yapan işini bilmez çalışan sisteme bunu geçmedi. hattım açıldı 2 gün sonra sisteme geçmediği için bir borç daha çıkardılar. Nasıl olurda aynı tutar 2 defa aynı şekilde bana fatura edilir? Lanet oldun. Sistemleri bile doğru çalışmıyor. Bu işlemi yapan bu yazıyı okursa bana hemen dönsün. Aksi takdirde zaman bulup araştırmaya başladığımda sanırım kendisi ve firması için hiçte hoş olmayan negatif sonuçlarla karşılaşabilirler. Öncelikle bu BÜYÜK! iletişim şlirketinin ne denli dikkatli ve müşteri memnuniyetinin nasıl olduğuna dair..

Yorumlarn tamamn okumak iin tklayn.







wom

UCSAN
  yemek
yemek

En Çok Okunan Haberler

KARA TAHTA Haberleri





TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sayfa 0.203125 Saniyede Yüklendi.