|
|
||||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||||
ANINDA GÖRÜNTÜ SHOW'UN BU HAFTAKİ KONUĞU
PAZAR
Seyirci ile sahne arasındaki sınırı kaldıran, bol eğlenceli oyunların yer aldığı Anında Görüntü Show, izleyiciyi oyuna dahil ederek eğlendirmeye devam ediyor. ERDİL YAŞAROĞLU KİMDİR? Tanıdığım Kadarıyla Erdil... Onu ilk hatırladığım zamanlarda bebekti daha. Konuşamıyordu, sürekli ağlıyordu ve altına yapıyordu. Küçük, iğrenç ve zararlı bir yaratıktı. Fakat onu sevmek zorundaydım. Çünkü seçme şansım yoktu. Onla beraber gelmiştik bu dünyaya, onla beraber gidecektik. Anaokuluna giderken öğretmeni ona kağıt ve boya kalemleri vermişti. İlk çizgilerini o zaman gördüm. Çok eğlenceliydi çizdikleri. Diğer salak çocuklar gibi çizmiyordu. Evleri,arabaları, böcekleri değil, rüyalarını ve hiçbir zaman anlamadığım garip ama güzel o şekilleri karalıyordu kağıtlarına. Yakın bir arkadaşı vardı. Kuzeni Varol. Sürekli onunla oynardı çocukluktan beri. Sonra bir ara Varol karikatür çizmeye başladı. Bütün aile karikatür çizebiliyor diye Varol'u daha çok seviyordu. Veya o öyle zannediyordu. Bu kıskançlık yüzünden o da karikatüre başladı. 12 Yaşlarındaydı. Yarışmalara katıldı. Bir sürü ödül aldı. Bu tarafta iyi olmasına rağmen, dersleri kötü gidiyordu. Neyse ki iyi yürekli anne ve babası ona hiç kızmıyordu. Hep yanındaydılar. Liseyi bitirdiği zaman karikatürlerini koltuğunun altına aldı ve Limon dergisine gitti. Her hafta çok çalışıyor ve birsürü karikatür götürüyordu dergiye. Fakat ya bir, ya da iki tanesi yayımlanıyordu. Çok çalışıyordu ama mutluydu. Limon dergisinde köşe sahibi olmak istiyordu. Altı yedi ay gibi kısa bir sürede de başardı bunu. Derginin en genç çizerlerinden biriydi ve yaptığı işleri o zamanlar çok beğeniyordu. Şimdi soracak olursanız, aslında çok kötü işlerdi. Esprileri basit, çizgileri kötüydü. Zamanla düzeltti işlerini. Şu sıralar fena çizmiyor diyebilirim ama hala yeterli değil. Dergiye girdikten bir süre sonra televizyon için çalışmaya başladı. Plastip Show adını verdikleri kukla programını yapıyorlardı. Sonra bu işten ayrıldı ve yakın arkadaşları ile birlikte Mr. Veb Yaratım Ekibi'ni kurdu. Bir sürü talk show, dizi ve eğlence programları yazdılar. İşin içinde yine kuzeni Varol ve lise sıralarında tanıştığı arkadaşları Burak, Murat ve Rauf vardı. Bir yandan da okula gidiyordu. Güzel Sanatlar Akademisi'nde heykel nasıl yapılır dersleri alıyordu. Sonra biraz aksattı okulunu. Yıllar geçti, hala bitiremedi. Heykeli ben de çok seviyordum ama, artık okulun da bitmesi lazım. Dergiye girdikten bir süre sonra televizyon için çalışmaya başladı. Plastip Show adını verdikleri kukla programını yapıyorlardı. Sonra bu işten ayrıldı ve yakın arkadaşları ile birlikte Mr. Veb Yaratım Ekibi'ni kurdu. Bir sürü talk show, dizi ve eğlence programları yazdılar. İşin içinde yine kuzeni Varol ve lise sıralarında tanıştığı arkadaşları Burak, Murat ve Rauf vardı. Bir yandan da okula gidiyordu. Güzel Sanatlar Akademisi'nde heykel nasıl yapılır dersleri alıyordu. Sonra biraz aksattı okulunu. Yıllar geçti, hala bitiremedi. Heykeli ben de çok seviyordum ama, artık okulun da bitmesi lazım. Mutlu, her zaman mutlu. Derdi yok değil. Herkesin derdi var. Ama o bu dertlerin bir süre sonra bitebileceğini hatırlayabiliyor. Hayatın sıkıntılarının kendisini üzmesine izin vermiyor. Bu hayata beraber geldiğimiz için ve onunla beraber gideceğim için kendimi çok şanslı sayıyorum. Çünkü o iyi birisi. En azından bana karşı iyi. Benim kadar tanısanız siz de onu severdiniz. Ama hiçbir zaman ona benim kadar yakın olamayacaksınız... Erdil Yaşaroğlu, Öküz Dergisi, Mart 98
|
En Çok Okunan Haberler
TELEVİZYON Haberleri
|
|||||||||||||||||
TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI |
||||||||||||||||||