DUYGU ASENA İLE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ...

Bu zamana kadar hangi erkek kadınları veya hangi kadın erkekleri anlayabilmiş ki Ama en azından anlamaya çalışmakta, her iki taraf açısından da faydalı bir çaba olacaktır sanırım. Bu yazımda bende kadınları anlama çabasında olacağım. Hele ki kadınların birbirlerini anlayamadığı böyle bir ortamda

Kategori  Kategori : SİZDEN GELENLER
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 2811
Tarih  Tarih : 08.03.2010

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto N

Bookmark and Share



wom


Bu zamana kadar hangi erkek kadınları veya hangi kadın erkekleri anlayabilmiş ki… Ama en azından anlamaya çalışmakta, her iki taraf açısından da faydalı bir çaba olacaktır sanırım. Bu yazımda bende kadınları anlama çabasında olacağım. Hele ki kadınların birbirlerini anlayamadığı böyle bir ortamda…

İlk olarak “ Neden kadınlar ve erkekler hem zıt hem de birbirine karsı iki tarafmış gibi gösterilir?” sorusunu sormak lazım… Senden veya benden ayrımının yapıldığı böyle bir ortamda nasıl bir anlaşma olabilir ki. İşte bu yüzden anlaşamamazlık daha işin başındayken başlıyor ve bu açıdan bakılarak sorunlara çözüm aranmaya çalışılıyor…

Ayrıca Kadınların hakları hakkında yılda bir gün konuşulması ve tartışılması ayrı bir konu. Peki, neden erkekler için özel bir gün yok. Sanki erkeklerin hiç mi sıkıntısı yok… Ve sanki Allahın her günü erkelerinmiş gibi Vur patlasın çal oynasın…

Bu arada kadınlar günü deyince ilk olarak aklıma Duygu Asena gelir.O ömrü boyunca haksız yere erkek düşmanlığı ile suçlanan aydın bir Türk kadınıydı oysa… En tanınmış kitabı olan “ Kadının adı yok” yayımlandığında sanki cinsel içerikli bir porno veya sağlığa zararlı içki ve sigara gibi yasaklanmış on sekiz yaşından küçüklere satılması. O zamanlardan bu zamanlara bakarsak, şimdi onun yazdığı kitaplar o kadar masum kalıyor ki… Özellikle vatana ihanet derecesinde yazılanlara ve yapılanlara bakarsak…

Aslında Duygu Asena’ya katılın veya katılmayın, kendisi çoğu erkekten daha cesurdu bunu kabul etmek lazım. Doğru veya yanlış fikrini ortaya koyan onun gibi cesur yürek kaç kişi var ki? …

Bunu da belirtmek lazım ki… Asıl adı “ 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü” olan bugünde Her konuda olduğu gibi EMEKÇİ kelimesi her zaman bir kenara itilmeye çalışılmış yıllardır… Tabi ki itilir Kadının adı yok ki emeğinden bahsedilsin…

Birçok kadın itiraz eder neden erkekler oturuyor da kadınlar ev işleri yapıyor diye. Bence yine kadınlar kendinde aramalılar bu sorunun cevabını, yine onlar değil mi oğullarına “ Dokunma evladım ben yaparım onlar senin işin değil. Onlar kadın işleri yoksa görürlerse ne derler sonra .Senin görevlerin başka ... ” diyen. Hatta bazı kadınlar değil mi ki oğullarını gelinlerine karşı kışkırtıp kavga, dayak veya namus olaylarını yaratanlar. Eğer Erkeğin aklından zoru yoksa tabi…

Ayrıca şu ezilme meselesinde, bir açıdan bakarsanız diğer ezilen taraf da erkekler aslında. Eğer rolünü oynamazsa çoğu erkek dışlanıyor çevresi tarafından. En başta evin direğidir. Her şeye dayanıklı olmalı eve ekmek getirmelidir. Eğer karısı çalışıyorsa karısından daha fazla para kazanmalı ( Özellikle bu işsizlik ortamında ) Erkekler ağlamaz sağlam durur fazla gülmez, sevdiğini belli etmez. Kadınlar ise ağlar, onlarda fazla gülmez… Kısaca her durumda şu dünya da herkes için doyasıya gülmek yasak kardeşim…

Yani baskıya uğramayan, ezilmeyen taraf yok. Bu kadar tabu ve biçilen rolleri neden oynamak zorundayız uğraşmamız gereken başka konular ve birlikte birbirimize destek olup hayatın bu kadar güzelliklerini yaşamak varken… İşte Duygu Asena’nın da ömrü boyunca anlatmak istediği buydu sanırım…

Sadece Kadınlar gününün değil, Her günün sevgililer günü tadında yaşanması dileklerimle…


Sevgiler
Fur Kaner



Etiket : Yazdrlabilir Sayfa Yazdrlabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz


AKARCA


wom   AKARCA












UCSAN   wom

En Çok Okunan Haberler

SİZDEN GELENLER Haberleri





TÜRKIYE'NIN HABER VE KÜLTÜR PORTALI
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sayfa 0.25 Saniyede Yüklendi.