Hükümet idam cezasını geri getirecek mi?

ERDOGAN-MERKEL
İdam cezası yıllarca önce kaldırılmış, hatta Türkiye’nin başına büyük bela olan PKK örgütü lideri ÖCALA, on binlerce canın yok olmasının vebalini taşımasına rağmen sırf bu yüzden idam yoluyla cezalandırılmamıştı.

Bir açıdan bakıldığında, yeryüzünde öyle vicdansız canavar ruhlu insanlar olduğunu görüyoruz ki, bunların oksijen tüketmesi bile israf gibi görünüyor. Ama diğer taraftan Yaratan’ın verdiği canı insan eliyle almak da çok zor bir karar ve eylem. Üstelik idam eylemi gerçekleştirildiğinde, daha sonra söz konusu kişinin suçsuzluğu bir şekilde ortaya çıkar veya ispatlanırsa geriye dönüş yok ve bizce “insan” olarak bunun hesabını verebilmek de mümkün olmasa gerek. Zaten sanırız bu nedenle olsa gerek özellikle Avrupa Birliği’nde idam cezası katiyetle yasaklanmış durumda yıllardır ve topluluğa giriş için en önemli kriterlerden birini teşkil ediyor bu şart.


Diğer yandan Türkiye’nin şu anda yurtiçinde galeyana gelmiş önemli sayıda vatandaşın rüzgarını arkaya alarak böyle bir uygulamayı tekrar başlatma yolunu seçmesi durumundaysa öyle anlaşılıyor ki AB’ ile ilişkilerimize bu sefer gerçekten de tam anlamıyla “buraya kadarmış” demek zorunda kalabileceğiz. Zira söylentiler daha havada dolaşırken ilk müdahale hemen Alman Başbakanı Merkel’de geldi ve hatta bu biraz uyarı şeklinde bile oldu. Ajanslara göre açıklamayı Almanya hükümet sözcüsü yaptı ve Merkel’in mesajını paylaştı.

Buna göre Merkel telefon görüşmesinde Erdoğan’a darbeye katılanlara karşılık verilirken hukuk ilkeleri çerçevesinde davranılması gerektiğini söyledi. Başbakan ayrıca darbe girişiminin ardından başlayan gözaltı ve görevden almaların büyük endişe yarattığını belirtti.

Diğer taraftan Merkel’in en önemli mesajı ise “idam cezasının tekrar getirilmesinin AB üyelik hedefiyle hiçbir şekilde uyumlu olmadığını” belirtmesi oldu.

Zaten bundan önce de Merkel’in sözcüsü benzer görüş paylaşmış ve “İdam cezası bulunan bir ülke AB üyesi olamaz. İdam cezasının Türkiye’de yeniden yasalaşması AB müzakerelerinin sonu anlamına gelir” demişti.

İşte böyle bir durumda AkParti’nin ne yapacağı büyük merak (daha doğrusu endişe) konusu. Zira yıllarca büyük emek sarfedilen Avrupa Birliği üyelik serüvenimizin bu şekilde sonlanmasını herhalde hükümet de arzu etmese gerektir – daha birkaç gün önce yapılan darbe teşebbüsü nedeniyle şu anda bu konuda tavan yapmış bulunan populist rüzgarlara rağmen, üstelik..

Bekleyip görelim bakalım ..

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code