Ilıcak’tan Gül ve Erdoğan’ın durumu ile ilgili “hiciv”

by admin | Pazar, Ağu 17, 2014 | 758 views

NAZLI-ILICAK-2
Kalemi ve dili sivri (hani derler ya kodu mu oturtur diye) yazarlardan Nazlı ILICAK  ilginç bir yazıya imaz atmış yine.

Ilıcak, her devrin adamı (tabii şimdi AKP yanlısı) demokratın ağası Mehmet BARLAS’ın dahiyane yazılarından birinde bahsettiği “Gül CHP’ye Genel Başkan olsun” ifadesine cevaben kaleme aldığı yazısında “hiciv nasıl yapılır” adeta ders veriyor.

Malum olduğu üzere AKP’de kimin başbakan olacağı ile ilginç (ve utanç verici) hesaplaşmalar başlarken Abdullah Gül’ü sevenler ve devre dışı bırakmak isteyenler arasında büyük bir mücadele yaşanıyor.

Bu arada her devrin adamı Mehmet Barlas, NTV’de katıldığı bir programda konuyla ilgili olarak “Partime dönüyorum, bundan doğal bir şey olamaz” diyen Abdullah Gül hakkında konuşmuş ve Cumhurbaşkanı’nın AKPli olmayan çevresinin uyumsuzluklara yol açtığını iddia etmiş. Barlas özetle şunları söylemişti; “Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan beraber yürüdüler; beraber ıslandılar. Ama Gül’ün Köşk’e çıkmasının ardından, bir çevre problemi oluştu. Çankaya’daki çevresinde AKP ile hücre uyuşmazlığı gösteren insanlar oldu. Bu çevre, AKPli değil; bunun bilinmesi lâzım. Eğer Abdullah Gül AKP’ye dönecekse, bu çevrenin AKP’de yeri olamayacağı kesin.”


Nazlı ILICAK işte bu noktada devreye giriyor ve diyor ki;

Mehmet Barlas, geniş bir muhiti olan, özellikle AKP ile yakın teması bulunan bir gazeteci. Demek, Tayyip Erdoğan ve yakın mesai arkadaşları, Gül’ün çevresine karşı mesafeli. Onları, AKP’den farklı düşünmekle suçluyor. Bu noktada bir parantez açalım: Anlaşılıyor ki, Erdoğan’ın danışmanlarının gözünde AKPli olmak, aynı Tayyip Erdoğan gibi hissetmek, konuşmak ve muhakeme yürütmek anlamına geliyor.

Barlas’ın bu tespitini takip eden cümleleri ise, herhalde lâtife mahiyetinde sarf edilmiş. Zira Barlas diyor ki: “Eğer Gül, Türk siyasetine hizmet etmek istiyorsa, AKP’ye gelmek yerine CHP’ye Genel Başkan olsun. Çünkü onların ihtiyacı var buna. AKP’nin beyne, başarıya falan ihtiyacı yok. Belki MHP’ye de yardımcı olabilir. AKP Tayyip Erdoğan ile zaten zengin.”

“Tek bir Erdoğan dünyaya bedel.” Demek, AKPliler’in itiraz etmeden Erdoğan’ın ağzından çıkan her sözü benimsemelerinin temelinde bu zihniyet yatıyor. Ben sanırdım ki demokrasilerde, “tek adam”a biad etmekten ziyade, farklı fikirlerle zenginleşen bir kurumsal kimlik hâkimiyeti arzu edilir. Eğer Barlas’ın iddiasının sağlamasını, başarı ölçüsüne göre yaparsak, benim gibiler, yanılan cenahta yer alır. Öyleyse, Barlas haklı: “AKP Tayyip Erdoğan ile zengin” Gül, fakir partilere gitmeli…

Galiba, hepimizin, Dombra Türküsünün nağmeleriyle bağırma zamanımız geldi: “Ezilenlerin gür sesidir o/Suskun dünyanın hür sesidir o/Göründüğü gibi olan, gücünü milletten alan/Recep Tayyip Erdoğan/Söz dosdoğru; yoktur riyası/ Zalimlerin korkulu rüyası;/İnandığı yolda gider, yıllardır beklenen lider/Recep Tayyip Erdoğan.”

Ve tabii “Hüloğğğğ”layalım: “Gül, anasını alıp gider. Bize Tayyip Erdoğan yeter… Hüloğğğ…”

Ağzına sağlık Nazlı Hanım, bazen taşı gediğine fena “KOYUYORSUN”.

KAYNAK: MEDYA / Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code