Din Faşizmi (Misafir Yazar Ali Doğan)

by admin | Perşembe, Mar 31, 2016 | 643 views

OPINION-2-300x274Sayın Ali Doğan Facebook ortamında çok takip edilen ve yazıları beğeniyle izlenen gerçekten de bilgi sahibi ve yurtsever bir insanımızdır. Kendisinin sosyal medya yazılarından bazılarını da yine kendi iznimizle sayfamızda yayınlıyoruz.

Bakın Ali Bey din istismarı konusunda neler paylaşıyor;

“DİN FAŞİZMİ
Yazar: Ali Doğan

Degerli dostlar, kendi dininden başka din ve inançlara düşman olan ve tek gerçek din olarak kendi dinini iddia eden zihniyetin ürünüdür din faşizmi. Bu tarife giren her dinci akım hangi dinde olursa olsun Din Faşizminin taa kendisidir.

Din faşizmi bugün hür ve çağdaş dünya başta olmak üzere tüm insanlığı kana buluyor, tehdit ediyor.

Bu konu artık bireysel olarak şu ülkenin yada bu ülkenin sorunu olmaktan çıkmış, tüm dünyayı ilgilendiren bir kangrene dönüşmüştür.

Acilen bu konuda uluslararası suç ve yargılama sistemi devreye alınmalıdır. Başta din diktası ile yönetilen ülkeler ve cihatçı gruplar, şeriatçı siyasi partiler olmak üzere, demokrasiyi ret eden krallıklar dahil hepsine karşı ve yöneticilerine karşı ciddi tedbirler alınmalıdır. Mal varlıkları ve dolaşım özgürlükleri kontrol altına alınmalıdır.

Türkiyenin ise acilen Diyanet İşlerini ve imam hatipleri özerkleştirmesi ve devlet bütçesinin dışına çıkartması lazım. Bu gidiş gidiş değil. Eğer iyi niyetle vatanımızı ve devletimizi elde tutmak, ayakta tutmak istiyorsak acilen bu tedbirleri gündeme getirmemiz gerekiyor.

Bu işin dinle ilişkisi kalmadı, dinsizler dine el atıp terör estiriyorlar. Sadece IŞID değil yığınla dinci, şeriatçı, cihatçı örgüt türedi bölgemizde ve dünyada. O zaman bizim de dinimiz üzerinden yeşerecek her türlü kötü niyetli ve istismarcı insiyatife karşı tedbir almamız gerekiyor. Her şeyi din üzerinden tarif eden bir toplum yaratılmak isteniyor, buna dur dememiz gerekiyor. Eğer bu kötü gidişata biz dur demezsek başkaları DUR diyecekler. Bunu görmemek için kör olmak lazım.

Yakında tüm dünya bize; Türk müsün, Müslüman mısın, sen o zaman düşmansın, sen potansiyel suçlusun demeye başlayacaklardır maalesef.

Bakın turizm çöktü, şehirlerimizde esnaf kan ağlıyor; çünkü sokakta bir tane müşteri yok, herkes terör korkusundan evine saklanmış durumda. Başka ne yapsın vatandaş.


Yazamasam diyorum. Bu sıkıntılı işler hep bana mı düştü ki diyorum. Ama Nazım üstadın sözleri geliyor yüreğime; ustanın sözlerini bugüne tercüme ediyorum mealen: Sen yazmasan, ben yazmasam, biz yazmasak, nasıl çıkar bu gerçekler ortaya…

İki gazetecimiz yazdı diye aylarca mahpusa tıkıldı.

Şimdi neyi yazmakta zorlanıyor kalemim, neyi ifade etmekte sıkıntı yaşıyor kelamım dostlar; Ankarada Kızılayda  Metro girişinde her Cuma tüm esnaf eline kaptığı bir seccade benzeri örtüyü alıp koşuyor, yemin olsun çoğu göstermelik, keşke öyle olmasa. İşte zor olan bunu söylemek, bunu yazabilmek… Zannedersin ki Kabede tavaf edilmekte saf tutulmakta… Kadınlar kızlar daracık bırakılan yürüme paylarından zar zor ve sıkılarak, korkarak yürüyorlar metrodan çıkarken yada metroya binmek isterken…

Aynı mekanda, Yüksel Caddesi çıkışında ve şehrin bir çok yerinde hoperlörler kulakları sağır edecek kadar yüksek sesle açılmışlar ezan okunuyor. Elbette bu ezan-ı muhammediye bizim ezanımız ama niçin insanların kulakları sağır edilinceye kadar yüksek sesle bağırılıyor. Hayrola fetih mi var, yeni bir ülke mi fethettik, bu nedir böyle. Ezan eyy müslümanlar namaz vaktiniz geldi, lütfen namaza buyurun diye ilk defa Bilal-ı Habeşi tarafından Peygamberimizin isteği üzerine okunmuş ve 1400 yıldır okuna gelen bir ritüel çağrıdır, davettir. Özellikle sabahları çok huşu içinde bir saba makamı ile okunur ve çocuklarımıza ninni gibi gelir, yani öyle olması gerekir, öyle olması beklenir. Gel gör ki öyle olmuyor, bas basss bağıran bir bed ses sabahın köründe, çocuklar korkuyla yataktan zıplıyor, köpekler korkudan ulumaya başlıyor. Bu mudur din, bu mudur islam…

Şimdi Kızılayda, Ulusda, Beyoglunda, Taksimde ve tüm ana mekanlarımızda o canımız esnafımız  müşterisiz ve ekmeksiz kalınca bir daha oturup düşünmeli. Mesela metro girişlerini gösteriş uğruna tıkamak yerine, bazı din istismarcısı odaklara farkında olmadan, kastı olmadan cesaret vermek yerine, örneğin bölgelerinde bulunan camilerimize yönelmeliler. Biz aptal değiliz. Her şeyi anlayabiliyoruz. İnşallah onlar da bu gerçekleri anlarlar…

Dileyelim ki bu iyi niyetli önerilerimizi bir an önce ilgililer ve yetkililer görsünler.

Saygılarımızla—-

ALI-DOGANAli Dogan
Çağdaş Türkiye Platformu (Facebook)”

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code