Türk kadınına verilen değer ve ülkeye katkısı

KADIN-VEKILCNNTURK Parametre’de Ebru Baki (moderatör), Hakan Çelik (yorumcu) ve Deniz Zeyrek (gerçek gazeteci) tartışıyor ve paylaşıyorlar.

Söz milletvekili olabilme yolunda “gerçek hizmet mevkilerinden” furya halinde istifa eden bürokrat ve memurlardan açılmışken – tabii vekil olarak daha iyi hizmet edecek arkadaşlar ülkeye, her türlü imkan ve millet cebinden kıyak maaş ve emeklilik olanaklarıyla – Hakan Çelik, her tarafın takım elbiseli ve bıyıklı adamlar tarafından işgal edilmiş vaziyette olduğunu belirtiyor, üstüne basa basa … ve ekliyor arkasından; “Bu şu demek oluyor. Türkiye’nin yüzde 50 nüfusu ülkeye katkıda bulunmasın mı?..” .. vesaire..

İlahi Hakan ÇELİK.. Duymadın mı ustanın talimatını? En az beş çocuk istiyor kadınlardan.. Beş çocuk doğurmaktan daha fazla bir katkı olabilir mi ülkeye? Onların bakımı, yetişmesi, eğitilmesi, gıdası, geleceği vesaire ne olacak peki diyorsan eğer, güldürme beni derim; Allah kerimdir. Doğurtan Allah (burada gerçi usta talimat veriyor ama) rızkını da verir (deriz çıkarız ya işin içinden)

“Pekiyi de kardeşim, sokaklarda sürünen on binlerce vatandaşa ne diyorsun peki, Allah onların rızkını vermeye pek yanaşmıyor mu?” dersen eğer bak işte onun cevabı beni aşar. Bence, tam da bu noktada bir bilene sormalı; Yani “Sokakta soğuktan donan, sığınacak bir dam altı bulamayan vatandaşın durumu nedir, ey usta?” diye (tabii FITRAT olayını da gözden kaçırmamak lazım yine de bu soruyu sormadan önce).,

Programın yorumcularından HAKAN ÇELİK isimli arkadaşın bilhassa sosyal medyada yoğun tenkit aldığı bilinir; İktidar aleyhinde herhangi bir lafı korkmadan, çekinmeden ifade edebilme eksikliğinden ve bir de devamlı “ne kadar entelektüel olduğunu” –farkında olarak veya olmayarak – insanlara pazarlama gayretinden dolayı (hani Paris’te Lafayette, Londra’da Knightsbridge misali).. Ama, şaka bir yana bugünkü programda “Kadınların siyasette ne kadar horlandığı ve görülmediği” konusuna öyle bir bodoslama dalışı var ki gerçekten “YÜREKTEN” teşekkür ediyorum buradan.


Ama ne KOMİK ve GARİPTİR ki, bu konuda bizzat kadınlar bile kendi haklarını savunmaktan acizler, yani LAYIKIYLA.. Mesela, KAGIDER neler yapıyor bu konuda bilen var mı ve benzeri bir sürü kuruluşlar? Sanmam ki, büyük ve gereğince bir gayret sarf ediyor olsunlar.. Pekiyi kim onlar adına çalışacak, bıyıklı erkekler mi? Umurunda mı kadınlar, bu ülke “ERKEKLERİNİN” (tabii zevcelik, annelik, aşçılık vesaire dışında)? Değil tabii.. Zaten olay da tam işte burada düğümleniyor. Bu ülkede her şey (birkaç istisna hariç) ilkokul müsameresidir. NOKTA.

Şimdi gelelim laik, modern, ilerici vesaire görünen “ETKİN” lider ve politikacılarımıza; Bilhassa Sayın KILIÇDAROĞLU ve Sayın BAHÇELİ’ yedir mesajımız. Muhteremler aşağıdaki tabloya baktığınızda gerçekten NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ, utanma konusunda?

TBMM’de toplam 548 milletvekilinin 79’u kadın milletvekilli. Kadın milletvekili sayısı, TBMM’deki milletvekili sayısının yüzde 14,42’sini oluşturuyor. Dağılıma bakıldığında ise, TBMM’deki partilerin kadın-erkek dağılımları şöyle: AKP, 46 kadın, 274 erkek milletvekili; CHP, 19 kadın, 115 erkek milletvekili; MHP 3 kadın, 49 erkek milletvekili; BDP 8 kadın, 18 erkek milletvekili; Bağımsız 2 kadın, 10 erkek milletvekili; Halkların Demokratik Partisi, 1 kadın 3 erkek milletvekili.

Yani orana vurulduğunda ise korkunç “UTANÇ VERİCİ” bir tablo çıkıyor ortaya;

Kadına baskı uyguladığı ve eve kapatmak istediği bilinen AKP %14 nispetinde kadın vekille temsil ediliyor. Vay be bu ne insafsızlık, zaten böyle olması doğal bunların kadına yaklaşımı filan diye düşünenler ise MHP’nin durumunu görünce iyice ŞOK oluyorlar. MHP yalnızca %6 nispetinde vekille bulunuyor mecliste.. (AYIPTIR YA)

Pekiyi “BİZ LAİK BİR PARTİYİZ.. Kadına her zaman öncelik tanırız, ülkemizin çağdaşlık yolunda yükselmesi için” diye ha bire böbürlenen (her zaman olduğu gibi) CHP’nin kadın nispeti ne parlamentoda? Yalnızca %14.. Yani, gericilikle suçladıkları AKP’den hiçbir farkı yok.

Ne diyorsunuz buna muhterem KILIÇDAROĞLU? Bakalım buna da mantıklı bir mazaret bulabilecek misiniz her türlü hata ve eksiklere bulduğunuz gibi…

Burada özel bir mesaj da HALUK KOÇ’ a; Ya siz ne diyorsunuz bu konuda MUHTEREM? Lafı eğmeden, saldırmadan.. Harbi olarak.. Zaten adam olanın herhangi bir lafı da olamaz, “Haklısın, burada çok eksik kaldık. Yarından tezi yok bu durumu düzeltmek için ciddi ve samimi harekete geçiyoruz” ifadesinden başka.

İşte değerli kardeşlerim, 21. Yüzyılda ileri demokrasi getirdiğini, ilk bilmem kaç ekonominin arasına girdiğini, medeniyetler beşiği olduğunu vs vs iddia eden bir ülkenin esasında umutsuz fotoğrafını ve herkes Mersin’e giderken nasıl tam da tersine gitmekte olduğunun çok açık ve inkar edilemez hikayesidir.

Bu konuda vicdan, akıl ve samimiyet taşıyan herhangi bir açıklama ve tabii teşebbüs bizleri yalnızca mutlu edecektir. Umudun var mı derseniz eğer, dürüstçe cevap verelim; “Bu malzemeden umut zor çıkar”…

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code