Yeni bir çalışma; The Gulen Bir Gladyo Projesi

by admin | Salı, Oca 13, 2015 | 1474 views

THE-GULENTürkiye’nin son 15-20 yılına damga vuran bir kişi var hem de ülkeyi tepe taklak eden bir damga.. Malum iktidar sahipleriyle kol kola üstelik.. Tabii şimdi öküz ölmüş ortaklık bozulmuş vaziyette ve tabiri caizse “güç sahibi” söz konusu kişiyi “PAZARA KADAR” değil de “MEZARA KADAR” kovalamaya fena şekilde niyetli görülüyor.. Bunun için – hepimiz izliyoruz medyada – bir takım formüller geliştiriyor güç sahipleri ve genellikle de formüller içerisinde paralel teoremi ağırlık kazanmış vaziyette fena halde.

İşin hiciv (mümkün olduğunca Osmanlıca’ da sıkıştıralım arada bir) yanı bir tarafa bu malum şahıs yani Gülen hakkında çok geniş ve ciddi bir çalışmayı kapsadığı iddiasiyla yeni bir kitap rafları süslmeye başlıyor. Kitabın adı: The Gulen Bir Gladyo Projesi

Çalışmanın sahiplerinin iddiası şu;

Bu kitap ve belgesele kadar onun küçük dünyası hakkında bilinenler hep eksikti;
yalnızca buzdağının tepesini görüyordunuz. Bakın takkenin altında bakın neler bulduk !

• Henüz 16 yaşında…
• Erzurum’da bir terzi dükkânı… İki Gladyo görevlisiyle tanıştı… Sonrası çorap söküğü gibi geldi.
• Cemaat mensuplarına yaptığı gizli konuşmalarda “Zayiata meydan vermeyin. Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın. Kuvvet dengesi yoksa kuvvete başvurmayın. Fuzuli kahramanlık yerine ele geçirmeyi tercih edin” dedi.
• Türkiye’deki görevi tamamlanınca Pensilvanya’ya götürüldü.
• Yapımı üç yıl süren bu çalışma için Rusya, İran, Almanya, Kazakistan ve Pensilvanya’ya kadar gidildi.
• Fethullah Gülen hareketini mercek altına alan onlarca kişiyle görüşüldü.

Fethullah Gülen’in hiç yayımlanmamış görüntüleri, onu yakından izleyen ABD görevlilerinin anlatımları, okullarında görev yapan kişiler ve eski yol arkadaşlarıyla ropörtajlar…

Doğduğu Erzurum’un Alvar Köyü’nden, ilk kampını açtığı İzmir-Kemalpaşa’ya kadar çekimler…


Tanıtım fragmanları sosyal medyada 1 milyona yakın kişi tarafından izlenen ve merakla beklenen bir çalışma.

Günaydınlar.. Bizce de işin ilginç tarafı şu ki ” kitabın tanıtımında yazılanları” bizzat bu kişinin kendi sesinden hem de ulusal kanallarda dinlemiştik defalarca ; Hani “damarlara sızın vs …. vs”.. Tabii daha sonra utanmadan “Bunlar montaj” filan denmişti, zekamızla alay edercesine (birşeyler hatırlattı mı size günümüzden de bu).

Daha sonrasında yani yıllar sonra, “APAÇIK SAHTE DELİLLERLE” insanları nasıl kodese attıklarını da bir korku filmi gibi izledik, çürümesi için.. Bunu yapan yargı mensupları yurtdışından ithal edilmediğine göre nasıl ortaya çıktığı çok açık zaten.. “Hani damarlara sızın..” filan talimatlarının ne kadar da etkili bir şekilde icra edildiği sarih…

İşte şimdi geldik esas ilginç kısma; “KİŞİ”, AKP ile ters düşünce bir anda kendisine  “MAĞDUR” (haksızlık yapılan masum) imajı verilme çabaları başladı…  Kimler tarafından mı? TV leri ve basını izlediğinizde cevap zaten çok açık ama bir iki örnek vermek gerekirse, Tarık TOROS, Adem Yavuz ARSLAN, bavullu gazeteci ve diğer bütün malum arkadaşlar, özetle Ergenekon ve Balyoz tezgahlarının vicdansız ve zalim bir kurgu olduğunu bile bile ölümüne destekleyen bütün diğer “sempatizan” (??) gazeteciler tarafından.. Garibim adamcağız ne yapmış ki kötülük olarak? Mübarek kişinin hayatı yalnızca vatana millete hizmet.. Bilmem kaç tane okul açmış filan falan..

Yalan da değil hani.. Saftorik olsanız rahat yersiniz de, çünkü perdenin ön tarafında görünen aynen bu… Ama kazın ayağı hiç de öyle değil esasında..  ve insan buna “POPOSUYLA” güler esasında ama mesele şu ki, millet “OYULMUŞ” da hala farkında değil.. veya bir kısım da, kendi derdine veya “SEFASINA” düşmüş .. filan

Şaka bir yana, bütün değerli kardeşlerime sorum şudur:  Türk milleti (kimlerse..) ne zamandan beri bu acaip özellikleri edinmiştir acaba? Nereden gelmektedir bu “adam kayırma, arkadan dolanma, devletin malını yemeyi makbul addetme, gemisini yürüten kaptan olma, kendisini ısırmayan yılana dokunmama” ve benzeri…

Bu millet ne zamandan beri ordusunu kafese sokanları (kafesleyen desek) kahraman, kurtarıcı ve hatta – TÖVBE TÖVBE – halife olarak görmeye başladı.. Ne zamandan beri soyunu böyle sulandırdı, ekşitti, kokuttu?

Gerçekten de, bu konuda beni “tutarlı” ve seviyeli bilgi ve görüşlerinizle besleme lütfunda bulunursanız eğer, müteşekkir kalırım.. ve hatta hatta Sevgili ATATÜRK’ün “TÜRK MİLLETİ YÜCEDİR” vs söylemlerini neden ve hangi maksatla sarfetmiş olduğunu da belki daha iyi kavrarım açıkçası..

Zira bugünkü tabloda (ne yalan söyleyeyim) biraz sıkıntı çekiyorum da.. Tıpış tıpış lafına karakter triplerine girip plajı bırakamadıklaarı için oylarını haracayarak seçim sonuçlarının öyle oluşmasına merdiven görevi yapan ulusalcıların hamaset çığlıkları da da yardımcı olamıyor bu konudaki görüşümün gelişmesine doğrusu ..

Kızmak yok ha 🙂

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code