Ziller kimin için çalıyor?

OPINIONZiller kimin için çalıyor? Evet, ünlü yazar Ernest Hemingway’in en ünlü romanlarından birinin adı bu.. Acaba, Türkiye’de ziller kimin için çalıyor dersiniz?

12 yıl boyunca Türkiye’yi sözde yönetirken hep birlikte etini sütünü hunharca tüketerek ülkeyi ekonomik ve siyasi açıdan bataklığın artık kenarına da değil de içine sürükleyen lider sultasında bir parti ve onun devlet kesesinden bol bahşettiği nimetlerden beslenip bayağı bir semiren yandaş güruhu için çalıyor olmasın o ziller?

Şimdi bir yandaşın hemen fedakar bir şekilde göğsünü siper ederek öne çıkıp “Hop, hop sen ne diyorsun bakalım? Bilmiyor musun, ne kadar çok otoyol yapıldı, sağlık sistemi gelişti, dünyanın en büyük adalet (??) sarayı yapıldı vs vs “ duyar gibi olmamak mümkün değil…

Doğru bunların önemli bir bölümü yapılmıştır.. Ama bu kıt beyinli goygoycu yandaş şunu ya anlayacak kapasiteye sahip değildir – ya da biliyordur ama işine gelmediği için pas geçerek demagoji yapıyordur:

Ya be adam sen hiç merak ettin mi bizde yapılan yollar km başına kaça mal olmuş? Acaba bunların en normal maliyeti kaç TL olmalıymış? Örneğin, İstanbul metrosu km başına bilmem kaç liraya çıkarken (ve buna rağmen bitirilemeyip devlete devredilirken) neden İzmir Belediyesi aynı metroyu yalnızca kendi imkanlarıyla hem de YARI FİYATINA bitirmeyi başarabilmiş?


Pekiyi ya öve öve bitirilemeyen ÜCRETSİZ sağlık sistemine ne demeli? Doğrudur, sıra bekleme olayı filan büyük ölçüde kalktı ama doktor daha fazla hastaya bakabilmek için resmen FASTFOOD gibi her hastayla işini 5 dakikada bitirmeye çalışıyor. Yani hizmet kalitesi bu açıdan rezalet durumda. Diğer taraftan da değişik isimlerle bilmem kaç kalem altında hastadan dolaylı ücret tahsil ediliyor maaşından doğrudan kesintiyle..

Her ne kadar iktidar 5-10 milyar dolar IMF borcunu kapatarak ha bire onun propagandasını yapmaya devam etse de diğer taraftan Türkiye tarihinin en büyük borçlanmalarını yaşıyor, resmen batmış durumda.

Ya emeklinin durumu? Kendi yaşamıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan ürünlerin fiyatlarıyla yapılan enflasyon hesaplarıyla aldatılırken, başını almış giden çarşı pazar gıda fiyatlerının ateşinde yanan ve artık evde neredeyse patates, soğana mecbur kalan, hiçbir insanca ihtiyaç için kaynak ayırmasına imkan kalmayan emekli durumundan memnun mu acaba?

Ya ha bire fıtratımızdan dolayı zavallı işçilerimizin başına gelen ölüm kazaları vs..

Ya devlet dairelerinde ve ilgili her yerde iktidar partisi yandaşlarına tanınan torpilli haklar ve yapılan uygulamalar..

Ya vatandaş sürünürken birilerinin bitmeyen tahakküm ve debdebe hırsı yüzünden SARAYLARA harcanan milyarlarca dolarlar…

ve de en kötüsü “SİZLER, ONLAR” diye vatandaşı resmen kamplara bölerek neredeyse bir kardeş kavgasına altyapı oluşturan konuşmalar ve davranış biçimleri

velhasıl say say bitmez…

Bizce ZİLLER yavaş yavaş uyanıyor sanki ve ufaktan şıngırdamaya başladı çoktan… Ama bu zillerin sesi fena can yakacak gibi görünüyor.. hele bir de bazı 12 yıldır uykuda olan vatandaşları da kazara uyandırmayı başarırsa o zaman seyreyleyin siz zillerin tesirini…

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code