Suriye’de emperyalist güçler ve özellikle de ABD’nin manevralarına dikkat !

Dünyanın en tehlikeli devleti ABD yine bazı entrikalar peşinde koşmaya başladı gibi görülüyor, Suriye ve Irak’ta. Hani bizler kendimizce “Bu ABD bu sefer çuvalladı Putin girince devreye” filan diye düşünürken öyle anlaşılıyor ki ABD tekrar esas oyuncu olarak sahneye çıkma peşinde ve pek birşeyden de vazgeçmiş filan değil. Nerden mi anlıyoruz bunları? Münbiç mevkiinde tezgahladığı oyunlardan (muhtemelen). Aşağıdaki haber bunu açıkça söylemiyor mu zaten bizlere?

Suriye’de Münbiç satrancı… Mevzileri Suriye ordusuna devrettiler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın El Bab’tan sonra hedef olarak gösterdiği Münbiç’te, Türk Silahlı Kuvvetleri destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri arasında çatışmalar çıkarken, Suriye’deki Kürt internet sitelerinde bölgede bulunan ABD askerlerinin görüntüleri yayımlandı. Bu arada, YPG, mevzilerini Suriye ordusuna devretti.

El Bab operasyonundan sonra gözlerin çevrildiği ve Türkiye’nin YPG güçlerinin çıkmasını istediği Münbiç’in güney batısında dün Türk Silahlı Kuvvetleri destekli ÖSO ile Demokratik Suriye Güçleri arasında çatışmalar çıktığı haberleri geldi. Kürt internet sitelerindeki haberlere göre Gorhiko, Holaşh ve Kalide köylerindeki çatışmalar dün gece geç saatlere kadar devam ederken, ABD Ordusu’na ait zırhlı araçlarında Münbiç’in kuzeyinde konuşlandı. Daha önce Münbiç’in koalisyon güçlerinin koruması altında olduğunu ve buraya yönelik saldırılara izin vermeyeceğini belirten ABD askerleri, Münbiç’in kuzeyindeki Salur Çayı yakınlarında zırhlı araçlarını konuşlandırdı. ABD askerlerinin kritik noktalarda bayraklarını çektikleri zırhlı araçlarının görüntüleri ortaya çıktı.

Demokratik Suriye Güçleri sözcülerinden YPG’li Şervan Derviş, Münbiç’in kuzeyinde konuşlanmış ABD askerleri bulunduğunu, bunların şehre girip çıktıklarını ve tüm gelişmelerden haberdar olduklarını belirterek, “Durumlarını netleştirmelerini bekliyoruz” dedi. Münbiç’in IŞİD’den kurtarıp sivil bir iradeye teslim ettiklerini de söyleyen Derviş, şunları söyledi: “Şu an kentte yüzbinlerce insan yaşıyor ve son birkaç ay içinde de El Bab ve çevresinden onbinlerce insan, güvenlik ve istikrara dayanarak buraya sığındı. Daha önce de belirttiğim gibi, saldıranlar biz değiliz, böyle bir planımız da yok. Sadece kendimizi savunuyoruz. Türkiye için düşman bir güç değiliz, onlarla iyi ilişkiler kurmak istiyoruz ve onlar için bir tehdit oluşturmuyoruz.”


Diğer taraftan Münbiç’te, Türk Silahlı Kuvvetleri destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri arasında dün çatışmalar olurken, Münbiç Askeri Meclisi’nden bugün açıklama yapıldı. Açıklamada, hedeflerin gerçekleştirilmesi için Münbiç’in batısındaki güçleri ile TSK destekli ÖSO arasında bulunan köylerin yer aldığı hattın savunmasınının, Rus yetkililerle yapılan ittifak gereği Suriye ordusuna devrettikleri belirtildi. (KAYNAK: MEDYA)

Şimdi bunlardan sonra bir de çok değerli gazeteci Deniz Zeyrek’in bugün yazdıklarını okursak durumun ne kadar da vahim olduğunu daha da iyi anlarız:

” …Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD ordusunun PYD/YPG’ye yönelik bütün korumacılığına rağmen “YPG/PYD Münbiç’ten çekilmezse müdahale ederiz” dedi. Bu, Suriye masasına Fırat Kalkanı Harekâtı ile dönen Türkiye’nin de ‘hard power’ dilini kullanmaya başladığını gösteriyor. Peki, Türkiye PYD/YPG konusundaki görüş ayrılığı (ABD’arasında tabii) derinleşirse hangi adımları atar? Bugüne dek Özgür Suriye Ordusu ile birlikte aldığı yerleri tutup Rakka operasyonunu uzaktan izlemekle yetinir mi? ABD’ye kızıp İncirlik’i Koalisyon faaliyetlerine kapatır mı? Bunu yaparsa ABD, Suriye topraklarında, bugüne dek 77 şehit veren TSK’ya zorluk çıkarabilir mi? …” (Deniz Zeyrek yazısından alınmış bir bölümdür)

Görüldüğü gibi “ESAS İHTİLAF” şu anda başlıyor… Kimle mi? Tabii ABD’ile. Bu emperyalist (ve hatta işgalci) ülke ile aramızda gittikçe büyüyeceği görülen ihtilaf (tabii Sam Amca’nın isteklerine ülkemiz menfaatleri hilafına boyun eğmezsek) esas şimdi kritik safhaya girmek üzere…

Yani ABD israrla diyor ki “Arkadaş PYD/YPG – her neyse – Fırat’ın batısında oturacak, sen istediğin kadar yırtın. Buradan da Akdeniz’e bir koridor her ne şekilde olursa olsun neticede oluşacak. Yolu yok. Çünkü bu benim menfaatime. Ben burada kuracağım peyk devleti kullanacağım çünkü”… İşte ihtilaf bu. Buna izin verecek miyiz, vermeyecek miyiz? İşte büyük soru da bu. Üstelik ileride bizim topraklarımız olan ve Akdeniz’e çıkış için olmazsa olmaz Hatay üzerinde de hak iddia edileceği anlaşılıyor çok açık şekilde. Yani Hatay’ın da elimizden uçup gitmesi söz konusu ciddi şekilde.

İşte bu plana “Hayır deyip direnirsek” bize nelere mal olacak? Boyun eğip kabul edersek, sonunda ne bedel ödeyeceğiz veya kim buna ne ne tehditler karşılığında izin vermiş olacak – TÜRK MİLLETİ BÖYLE BİR ŞEYİ ASLA KABULLENMEYECEĞİNE GÖRE.

Not: Bu konuyla ilgili olarak aşağıdaki linkteki yazıyı da mutlaka okumanız önerilir (durumun ciddiyetini daha da yakından görmek için)
Reuters analizi: Rakka’da PYD’nin rolü yüzünden Türkiye ve ABD karşı karşıya

Editör

Like it? Share it!