Turizmin gözbebeği Alaçatı için tehlike çanları mı çalıyor?

by admin | Cuma, Haz 13, 2014 | 1187 views

ALACATI
Yöneetimin yaptığı bazı işlere akıl sır erdirmek mümkün değil. Tabii, düzgün bir mantıkla bakarsanız eğer.. Ama, bazı saklı hedeflerle yapılabileceği ihitmalini düşündüğünüzde zaten son yıllarda sık sık karşılaştığımız durumlar oluyor bunlar.

Örneğin, gündemde öyle bir olay var ki, insan “mutlaka belirli bir dünya görüşü ve ideolojiye zarar vermek için yapılıyordur” diye düşünmekten alıkoyamıyor kendini.

Evet zaman içerisinde en gözde turizm merkezlerimizden bir haline gelmiş olan ve de çok önemli bir uluslararası rüzgar sörfü şampiyonasının da yapıldığı, fakat yerel seçimlerle birlikte mahalleye dönüştürülen Alaçatı’nın durumu işte bu garip hikayelerden birini oluşturmakta…

İnsanlar yapılana anlam veremediklerini dile getirirken bunu ilçeye her yönden bir saldırı olduğunu söylüyorlar…

Bu arada Alaçatı Belediyesi’nin de son başkanı olan Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç konuyu incelediklerini ve mutlaka dava açacaklarını belirterek kararın ilçede turizmi bitireceğini ifade etti. Dalgıç, “Paylaştırma Komisyonu’nun camiyi Diyanet’e vermesine bir şey demem, okulun verilmesine de bir şey demem ancak tapusu Alaçatı Belediyesi’nin üzerine olan 30’a yakın dükkanın Diyanet’e verilmesine anlam veremiyorum. Devredilen dükkanlar, tarihi binalar Alaçatı Belediyesi’nce kimseden tek kuruş yardım alınmadan restore edilmiş yerler. Çeşme ve özellikle Alaçatı, Türkiye’nin en gözde turizm merkezleri. Ama bu karardan sonra artık en önemli din merkezi haline gelir. Bize de Çeşme Belediyesi olarak orayı Mekke’ye çevirmek kalır” dedi.


ÇEŞTOB Başkanı Veysi Öncel ise konu hakkında ayrıntılı bilgisi olmadığını dile getirerek ‘‘İlçedeki tüm turizm işletmeleri kan ağlıyor. Hergün yeni bir sorunla uğraşıyoruz. Çeşmelinin para kazanacağı aylarda yapılanları anlamıyorum. Turizm işletmelerine suyu 10 liradan veriyorlar. Bununla uğraşırken bir de Alaçatı mevzusu çıktı. Çeşme’nin suçu ne bu kadar yükleniyorlar” diye konuştu.

6360 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinin ardından Diyanet’e devredilen taşınmazlar arasında Cumhuriyet’in ilanından bugüne kadar ‘Pazaryeri’ adıyla cami olarak kullanılan eski kilise de bulunuyor. Alaçatı Belediyesi’nce restore edilen kilise, Fener Rum Patriği Bartholomeos tarafından ziyaret edilmiş ve böylece dünyaca tanınmıştı. İbadethane belediye tarafından restore edilmesinin ardından Hıristiyan figürleri perde ile kapatılarak hem kilise, hem de cami olarak kullanılıyordu.

Diğer devredilenler taşınmazlar arasında şunlar da bulunuyor;

Süreyya Muzaffer Baskıcı Camisi’nin içinde bulunduğu 2 bin 100 metrekarelik alan.
Alaçatı merkezindeki 3 bin 740 metrekarelik konut alanı.
Pazaryeri Camisi olarak kullanılan hem kilise, hem caminin bulunduğu 2 bin metrekarelik alan ve 11 dükkan.
Pazaryeri Camisi’nin yanındaki 2 bin 80 metrekarelik alan ve 11 dükkan.
Alaçatı Meydanı’nda bulunan iki parsel halindeki 131 metrekarelik alan.
Eski Alaçatı Belediyesi ve avlusunun bulunduğu 185 metrekarelik alan.

İşte şimdi gelin de fikiri yürütün bakalım, “YAPILMAK İSTENEN NEDİR?”..

Allah bu yönetime akıl fikir ve vicdanına şefkat (herkese eşit şefkat, yalnızca belirli bir mezhep için değil) versin…

KAYNAK: MEDYA / Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code