Vicdana bakınız hele: Nakliyeciler köprü zammını hemen vatandaşa yükleyiverdi

yavuz-sultan-selim-koprusu
İnsanoğlu gerçekten de acımasız… Kim mi? Herkes neredeyse.. Örneğin en son olay bunu bir kere daha ispat etmiş bulunuyor. Öğrenildiğine göre, nakliyecilerin taşıma fiyatlarına yaptığı köprü zammı, damacana sudan meyve ve sebzeye, mobilyadan nakliyeye kadar pek çok üründe fiyat artışına neden oldu. Anadolu’dan gelip Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü geçerek İstanbul’a kamyon ve TIR’larla ulaşan ürünlere zamlar başladı. Nakliyeciler İstanbul’a ulaştırdıkları ürünlere Yavuz Sultan Selim Köprüsü zammı yapmaya başladı. Meyve-sebzeden damacana suya kadar pek çok üründe, köprü ücreti nedeniyle yüzde 20’ye varan fiyat artışı yapılıyor.

Bu durumu bir su bayisi yetkilisi şöyle naklediyor; “2 gün önce 9,75 olan 19 litrelik damacana su 10,40 TL oldu. Firmadan bize aktarılan bilgiye göre köprü geçiş ücretlerinin yüksek olması nedeniyle damacana başına 0,60 kuruşluk zam yapıldı”.


Yine altta kalan vatandaşın canı çıkıyor bu olayda da, her zaman olduğu üzere; Üretici ile market arasında fiyatları artıran zincir halkasında artık köprü ücreti bahanesi de var. Tüm Bostan Sebze Meyve Komisyoncuları ve Tüccarları Federasyonu (TÜMESKOM) Başkanı Burhan Er, “Antalya’dan İstanbul Hali’nin kapısına bin 500 liraya gelen araç bugün 3. köprü nedeniyle bin 800 liraya geliyorsa bu durumu ürüne yansıtmak zorundayım. Artan mazot da olsa, köprü de olsa yol da olsa değişmez. Bu fiyat artışı ürüne yansır” dedi.

KAYNAK: MEDYA

NOT: Çok “dikkatli” bir vatandaşımız, bu yazıyla ilgili tenkit göndermiş bulunmaktalar yazımızda “Nakliyeciye vicdan sorup hükümete tek laf etmediğimize” dair. Evet görünüşte öyle algılanmış olabilir. Ama bu websitemizde bir çok yazılar mevcuttur, mevcut yönetime yöneltilmiş tenkitler içeren. Hatta söz konusu yazıya gelirsek tekrar, tabii ki esas sorumlu olan hükümettir vatandaşın zamlar altında ezilmesi konusunda. Hatta bir deyiş vardır ya “Oh ne güzel bütçe açığı mı var, koy zammı kapansın. Böyle yönetimi ninem de becerir” (kaldı ki bunların – ve bugüne kadar ki diğer hükümetlerin – buna rağmen ne kadar becerebildikleri şüpheli). Yazıda söylenmek istenen, fırsatçılığa karşı dikkat çekmektir (illaki var da demiyoruz bu arada) ve de “altta kalanın canının çıkması” gerçeğidir. Zam yapma imkanı olan acımadan (kendine acıyor ya) zammı yapıyor, pekiyi vatandaş ne yapıyor, neticede?

Like it? Share it!