Utandırıcı bir seçim kampanyası

ERDOGAN-KOLNTürkiye tarihinin en önemli seçimine giderken (her zaman bu ifade kullanılır ama bu sefer gerçekten de öyle) siyasi partilerin seçim kampanyaları da devam ediyor.. Liderler meydan meydan dolaşıp seçimi kazanırlarsa ne yapacaklarını anlatıyorlar..

Bu arada seçim meydanlarında hiç de işi olmayan – daha doğrusu olmaması gereken – biri var ki bizce bu durum Türkiye tarihinin en yüzkarası olaylarından birini yaşatıyor bütün ülkeye. Cumhurun (halkın) tarafsız olması, bütün partilere eşit mesafede durması gereken “başkanı” (yani cumhurbaşkanı) meydanlara çıkıyor ve belli bir parti için – daha doğrusu meclisteki oylarını avucunun içinde tuttuğu partiye – 400 milletvekili istiyor halktan.

Nedenini de şöyle açıklıyor; Türkiye’de artık parlamenter sistem iflas etmiştir (ne zamandan beri ettiyse – zira kendisinin başbakanlığı mecburen devam etseydi durumu farklı olacaktı mutlaka). Onun için artık başkanlık sistemine geçmemiz elzemdir – demek istiyor ki benim başka olmam gerekmektedir ki istediğim gibi kimseye ve hiçbir şey için hesap vermeden yönetebileyim. Bu bakımdan siz siz olun gelin hiç huzuru bozmadan şu 400 milletvekilini veri de bana anayasayı istediğim gibi “kitabıma” uydurayım.


Gerçekten de “PES” doğrusu. Yalnızca bu olay bile bırakın istifa etmeyi, siyasetten bile toplu çekilmeyi gerektirir. Bu kişi bu arada ilginç ve trajikomik bir şekilde İngiltere’den örnek vererek başarısız (seçim kaybeden) liderlerin gitmesi yani istifa etmesi gerektiğini söylüyor, rakiplerini kötüleme, açık düşürme malzemesi olarak. Tabii, bu durumda adama sorarlar; Bu ülkede tapelerle, kayıtlarla günlerce basında ve hatta mecliste bile bombardıman halinde gündemde kalan yolsuzluk iddiaları JAPONYA’ da filan olsaydı ne olurdu acaba? Japon mühendis kendi hatası yüzünden (daha doğrusu cesurca üstlendiğinden bunu) halat koptu diye intihar etti. Belediye başkanı sular kesildi diye, kendi canına kıydı. Hani, FERASET ve ONURDAN bahsedeceksek SIKI örnekler var insanı utandırabilecek.

Tabii esasında bu “CANHIRAŞ” telaşın nedeni, başa maalesef ipleri kendi elinde olmak üzere getirilen hükümetin şu andaki başının tatmin etmeyen performansı ve “SEÇİMİ GALİBA KAYBEDEBİLİRİZ” paniğidir.. Zira bilinmektedir ki, hükümetin rakip partiler tarafından kurulması halinde oldukça sıkıntılı durumlar çıkabilecektir mevcut iktidar sahipleri için ve ödenecek faturalar da çok ağır olabilir..

İşte bütün SIKINTI VE ENDİŞE buradan kaynaklanmakta ve Türkiye sırf bu yüzden olmayacak, kabul edilemeyecek hukuk dışı deneyimler yaşamaktadır.

Ama bunların bile kaçınılmaz sonu engellemeye faydası olacak mıdır neticede, hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Unutamayacağımız tek şey hiçbir karanlığın sonsuza kadar devam etmeyeceğidir. Mutlaka gün aydınlanacaktır…

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code