Fidanlarımız bir bir toprağa düşüyor.. Ne uğruna gerçekten de?

SEHIT-CENAZEGerçi her Allah’ın günü 3-5 vatan evladı hayatını kaybediyor ve artık insanlar MAALESEF kanıksar hale geldiler neredeyse.. Ne kadar acıdır ama maalesef öyle …

Son birkaç günde terör örgütünün resmen katliam şeklinde gerçekleştirdiği haince pusular neticesinde çok daha fazla insanımızın bir kerede hayatını kaybetmesi ise bütün yurtta zaten yayılmakta olan infialı dayanılmaz boyutlara taşıdı bir anda… 16 asker, 15 polis bir anda toplu olarak hayatlarını kaybettiler.. Vatan uğruna görev yaparken ve kalleşçe katledildiler ..

Birileri çıkıp diyebilir ki “Kardeşim bu gerilla savaşıdır..  Adamlar kendinden silah ve sayı olarak kat kat üstün bir devletle savaşıyorlar.. tabii ki vurup kaçacaklar.. Zaten bu bir gerilla savaşı.. Bunun yolu, sistemi de budur” vesaire..

Durup düşündüğümzde, bu tip savaşları dünyanın başka yerlerinde de gördük daha önce ve hatta bazılarımız olup biteni medyadan filan takip bile etmişizdir… Doğru yoruma ne denebilir ki? Evet maalesef gerilla savaşı diye tabir edilen savaşta “Vur kaç.. Terör estir.. Kimin öldüğü önemli değil.. Yeter ki hasmını masaya getir ve diz çöktür” taktiği geçerlidir..

Şimdi bu noktada bazılarımız diyecektir ki” Kardeşim sen ne gerillasından bahsediyorsun? Bunlar resmen bölücü terörist.. Kendine gel hele bir”..  Bu da doğru.. Fakat bunlar kendini terörist olarak değil de “gerilla” olarak görüyorlar. Hatta Kürt halkını temsil ettiğini söyleyen meclisteki parti de bunlardan bahsederken hep “”gerillalar” diye söz ediyor.. Çünkü “doğal olarak sahip olmaları gereken ve fakat kendilerine verilmediğini iddia ettikleri bazı hakları almak için” bu savaşı yaptıklarını söylüyorlar.. Tabii neticede bazıları ne kadar inkar ederse etsin, kamufle etme gayreti içinde olursa olsun çok açık ki nihai hedef özerk (federe) bir Kürdistan eyaleti ve daha sonra da onların tabiriyle BÜYÜK Kürdistan’a katılma projesi.. Aksini (tabiri maruz görün ama) “civcivler bile yemez”.. Hatta bunu söyleyen yakışıklı ve sempatik cici çocuk Demirtaş bile olsa…


Kürtlerin geçmiş zamanlarda ihmal edildiği, ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapıldığı, sokakta dillerini bile konuşma özgürlüğüne sahip olmadıkları vs hepssi maalesef gerçek.. ve de KOCAMAN bir MAALESEF bu savaş hali devlete böyle bir eksiklik içinde olduğunu hatırlattı, “metazori” olarak.. Amma, yiğidi öldür hakkını yeme misali devlet de zon zamanlarda inanılmaz bir gayret içinde olarak bu hatalrını telafi etmeye çalıştı.. Adına ne dersek diyelim, ister açılım, ister paket vs birçok yeni olanaklar verilerek geçmişteki hatalar kısmen de olsa telafi yoluna gidildi..

İşte tam da bu noktada sormak lazım terör örgütüne ve onların gücü elinde tutan kişilerine; “Sizin amacınız üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi, yoksa nedir?”… Neden rahatsız oluyorsunuz devletin Kürt vatandaşlarını kucaklamasına – ki siz bütün bunları onlar için yaptığınızı söylüyorsunuz sözde… ?

Türkiye’ye barış gelirse siz işsiz mi kalacaksınız yoksa? Korkunuz bu mudur? Muhtemelen elinizden geçen milyonlarca dolar – dış yardımlar, uyuşturucu geliri, haraçlar vs – tutarında gücü kaybetmek olmasın sakın korkunuz, endişeniz.. Her gün ölen onlarca Kürt soydaşınız pahasına.. ve de tabii öldürüdğünüz yüzlerce vatan evladı pahasına…

Yoksa sizler esasında bazı global dış güçlerin (malum ABD en başta) maşa mısınız da, patronlarınızdan korkuyorsunuz – tabii ki bu işin sadece hatır gönülle yapılmayacağı ve çok büyük maddi menfaatlerin mutlaka söz konusu olacağını da unutmadan…

Siz nasıl yaratıklarsınız Allah rızası için (tabii Allah korkunuz olduğunu düşünmek bile safdillik ama)? Nereye kadar götürebileceğinizi sanıyorsunuz ki bu kirli, hain mücadelenizi.. Ayrıca sanıyor musunuz ki, bu ülkeyi bölmeyi başarabilirseniz o bölgeye hapsetmiş olacağınız halk (hem de kendi soydaşlarınız) size ana avrat küfür etmeyecek hergün SEFALET VE YOKSULLUK içinde? Bunu düşünmediyseniz eğer gerçekten de safsınız demektir. Yok eğer düşünüp de halen bu yolda gidiyorsanız eğer, o zaman da çok açıktır ki sizin derdiniz halkınız filan değil Kandil’deki “BARONLUĞUNUZU” devam ettirmektir..

Tarih sizi ileride “Türkiye’nin doğusunu bölerek Kürtlere özgürlük getiren kahramanlar” olarak filan yazacak sanıyorsanız, çok yanılırsınız.. Toptan yok olmanız yalnızca ve yalnızca Türkiye’nin ABD’ yi de dinlemeyerek (TAKMAYARAK) yapacağı kararlı ADAMA GİBİ bir operasyona bakar.. Hani, Çiller zamanında Kandil’e 3-5 adım kala ABD’ nin talimatıyla durudurlan operasyon gibi.. Çil yavrusu gibi dağılır kaçacak yer ararsınız..

Bekleyip göreceğiz bakalım ne olacak? Ama bu yolda daha çok Türk ve Kürt kanı dökmekten ve de dökülmesine neden olmaktan kaçınmayacağınız aşikar.. Ama bu ağır vebalin bedelini de mutlaka ödetirler insana birgün.. Bunu da hiç unutmamak gerekir..

Allah vatan uğruna bu topraklara düşerek canını veren şehitlerimize gani gani rahmet eylesin.

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code