Kılıçdaroğlu’ndan Davutoğlu’na alkışlıyoruz yanıtı

CHP-ALKISİnsanın gerçekten kanı donuyor ya; Bu nasıl bir vicdansızlık, nasıl bir onur kaybı, nasıl bir adaletsizlik ve şuursuzluktur..

Adam yani senin rakibin çıkmış “ALKIŞLIYORUZ” diye son derece medeni, barışcı ve akıllı bir seçim kampanyası başlatmış.. Adam “YUHALIYORUZ.. DÖVECEĞİZ, ÖLDÜRECEĞİZ” filan demiyor.. Gayet medeni bir şekilde ve bütün dünyada olduğu gibi beğenilmeyen, hoşa gitmeyen bir davranış (bu durumda yönetim) biçimini alkışlarla protesto ediyor ve beğenmeyen herkesden de bu etkinliğe aynen katılmasını istiyor.. Buraya kadar “YAMUK” olan ne var? HİÇBİR ŞEY..

Senin rakip (üstelik de iktidar partisi) olarak buna ancak şapka çıkarman gerekirken, ileri geri, abuk sabuk laflarla cevap veriyorsun. Diyorsun ki: “Eğer heybenizde bu millet için bir düşünce dünya için yeni bir ses varsa onu çıkarın, alkışlamayı bırakın. Alkışlanacak işler yapın”.. Tam KEL ALAKA.. TAKİYENİN ALLAHI – Her zaman olduğu gibi…

Buna karşılık da cevabını zaten hemen alıyorsun rakibinden. KILIÇDAROĞLU diyor ki cevaben:

 “Ülkemizde kol gezen yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk, adaletsizlik ve vicdansızlık karşısında eğilmeyeceğimizi, milletçe kafalarına sokmak için alkışlıyoruz. Ülkemizdeki, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan ekonomik adaletsizliğe, daha fazla tahammül etmeyeceğimizi milletçe haykırmak için alkışlıyoruz. Ülkemizde hüküm süren kabadayılıktan, zalimlikten, zorbalıktan, baskıcılıktan, yasakçılıktan ve ayrımcılıktan milletçe tiksindiğimizi haykırmak için alkışlıyoruz.


Alkışlayacağız ki, millet olarak sabrımızın sonuna geldiğimiz anlaşılsın. Bakın. 12 yılda yarattıkları tabloya bakın. 6 milyon 200 bin işsiz. 17 milyon yoksul. Maaşı 1000 liranın altında 8 milyon yoksul emekli. Prim borcundan ötürü hastaneye alınmayan, ölüme terk edilen esnaf. Sosyal güvenlikten yoksun yüz binlerce işçi. Açlık sınırına dayanmış 1 milyondan fazla insan. Kızgın, kırgın, öfkeli bir gençlik. Kölelikten hallice kalıplara sokulmak istenen kadın. Yozlaştırıldıkça yozlaştırılmış ahlak, namus, özgürlük kavramları. Korkmuş, sinmiş bir iş dünyası. Kimliğini kişiliğini yitirmiş bir medya. Esir alınmış bir hukuk sistemi. Emir kulu haline getirilmiş devlet mekanizmaları. Üreterek büyümek için değil, yandaşa rant yaratmak için oluşturulan adaletsiz düzen. ‘Bakara makara’ diyecek kadar kutsal değerlerimize saygısız, yalanı ve talanı âdet edinmiş bir düzen. Ve cinnet halinde, öfkeli bir toplum”.

Şimdi onurlu bir insan ve politikacı bu cevabı aldığı zaman kendini gerçekten de aşağılanmış hisseder ve gereğini yapar. Nerede mi? Tabii ki medeni Avrupa toplumlarında.. Hatta hatta kültürel değerlerini adam gibi korumaya muvaffak olmuş Japonya gibi ülkelerde.. KK daha ne desin ki? Herşeyi ve neden böyle bir kampanya başlatıldığını çok açıklıkla anlatmış. Senin (ve amirin) gibi devletin bütün imkanlarını hak ve hukuk tanımadan sömürerek seçim kampanyası mı yapsaydı adam?

Herkesin ağzı var konuşabilir ama, belirli bir makama (hasbel kader de olsa) gelmiş insanlar her ağzını açtığında istediği gibi konuşamaz… Onların sorumlu olduğu bir halk vardır..

Bunu kavrayabilmek bile birçok şeyin değişmesine ve belki de ucunda ışık olan doğru tüneli ayırt etmeye yarayabilirdi.. Ama ne gezer.. Öyle bir umut kaf dağının ardında bile yok maalesef.. Onun içindir ki zaten iş yine halka kalıyor. Ne zaman  ki halk nasıl koyun yerine konulup sömürüldüğünü idrak eder o zaman herkes kendine gerekli dersi çıkarma şansını elde eder..

Bir farkla ki, umut edilir bu ders için çok geç olmaz inşallah.. Bilhassa halkımız ve ülkemiz için

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code