Parametre programı ve gazeteci ile programcı arasındaki fark

OPINION-2-300x274Muhtemelen bilirsiniz; Her sabah saat 9 da Parametre isimli bir sohbet ve paylaşım programı yayınlanır CNNTÜRK kanalında.. Kabul etmek gerekir ki özellikle programa katılan değerli bir “gazeteci” sayesinde ve haanım moderatörün de hoş yönetimi ile milyonlarca kişinin sabahları bilgilenmek ve ilginç tespit ve görüşlerden yararlanmak için izledikleri bir programdır bu.

Bu programda yer alan değerli bir gazeteci düşündüğü her şeyi “kibar ve zarif” bir üslup içinde paylaşırken, “acaba en yukarıda birileri bana kızar da işimden olur muyum veya acaba belli mevkilere terfi edemez miyim?” filan gibi endişe ve korkulardan tamamen arınmış şekilde hareket eder. Bu onurlu, tarafsız ve cesur tutumu da binlerce kişi tarafında saygıyla takdir edilir. Bu kişinin herhangi bir makama kabul edilmeme veya davet edilmeme gibi endişeleri olmadığından gerçeklere tam teşhis ve tarafsızlıkla parmak basabilir ve en hassas kritik görüş ve haberleri katiyetle tarafsız olarak vatandaşın yani izleyenlerin bilgisine sunar.

Bir de diğer bir kişi daha vardır bu programda ki bu da daha ziyade magazin ağırlıklı bir katılımcı olmaktan pek da fazla öteye gidememektedir bir türlü – bütün gayretlerine rağmen. Neredeyse, her konu hakkında bilgi sahibidir. Genellikle dış basından birçok haberi okuyup (İngilizce de bilir anlaşıldığı kadarıyla) tercüme eder ve bunları programı izleyenlere naklederek entelektüel olduğunu sıklıkla gösterme fırsatını yakalar.


İşte yine böyle bir programda gündemdeki konular tartışılırken söz konusu “entelektüel” programcı lafı dönüp dolaşıp KILIÇDAROĞLU’ nun devletin en üst kademesindeki malum kişi için sarf ettiği çok sert ifadelere getiriyor ve bu davranış/sözleri CHP Genel Başkanına yakıştıramadığını üstüne basa basa tekrarlayarak ifade ediyor. Buraya kadar itiraz etmemek gerekir belki de – her ne kadar KK o sözleri sarf ederken neye istinaden o ifadeleri kullandığını da ifade etmiş bulunmaktaysa da müteaddit defalar, farklı ve daha uygun bir üslup kullanabilecek beceriye sahiptir kendisi. Diğer bir deyişle KK daha yumuşak konuşabilen gerçekten de “İNSAN” ve zarif nadir siyasetçilerimizden bir tanesidir hiç şüphesiz.

Buraya kadar tamam itiraz yok da insan bu noktada şunu düşünmeden edemiyor doğrusu. Söz konusu programcı acaba kendi kendine bir muhasebe yapabilir mi; “Yahu ben CHP Genel Başkanı ve başkalarını rahatlıkla yerebiliyorum pekala. Pekiyi devletin en üst kademesindeki malum şahıs bugüne kadar her türlü muhalifini EN AĞIR HAKARET içeren ve acımasız ifadelerle hedef alırken – ve daha beteri de hedef gösterirken – bu şahsı böyle açıktan açığa direk ismi ve cismiyle belirterek tenkit etme cesaretini gösterebildim mi, hiç?”

Şimdi bu programcıya böyle bir tenkidi örneğin TWITTER ortamında yönelttiğiniz zaman yapacağı ilk eylem sizi YASAKLAMAK olur genellikle. Yok yok yanlış anlamayın lütfen. Kendisi “düşünce ve söz hürriyetine” acayip saygılıdır esasında. Hatta bunların yılmaz savunucularındandır. Ama o iş başka, kendisini böyle yermek başka iştir. “”Megaloman” filan mıdır acaba diye mi düşündünüz? Bakın onu bilemeyiz doğrusu. Ama kendini beğenme, “bir şeyler zannetme” gibi “düşük bilinç seviyesi” davranışlarının kökünde “aşağılık kompleksi” yatıyor olabilir deniyor. Tabii bunu uzmanlar ve ilgili kitaplar yani bilim söylüyor, biz değil.

Editör

Like it? Share it!

Leave A Response

*

code